Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: 85 Yıllık Kayıp Zaman  (Okunma Sayısı 80 defa)
Kullanıcı Bilgileri
berkoglu
Yeni Üye
*
Avatar Yok


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 1
Nerden:

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« : Nisan 27, 2008, 12:26:55 ÖÖ »


KAYIP 85 YILIN HESABI

“Yoksa, Fransa maarif teşkilatı esas itibar edilerek yapılan programlarımızın bazı yerlerine yama vurmak, bazı dersleri çıkarmak veya ilave etmek, okulların isimlerini değiştirmek ve hatta sadece sayılarını artırmakla büyük ve esaslı bir iş yapılmış olmayacaktır.”(Muallimler Mecmuası-Sadrettin Celal-Eylül 1923-Yıl:2 Sayı:13)

1923 ten 2008 yılına kadar değiştirilen müfredatların,sınıf geçme sistemlerinin,öğretim programlarının sayısını unuttuk.Her sistemi denedik.Lakin Türk milletinin bünyesine uygun çağın gerektirdiği bir eğitim sistemini hala arıyoruz.İlkokulları,ortaokulları ilköğretim okuluna,pansiyonlu okulları,yatılı ilköğretim bölge okullarına çevirdik,adlarını değiştirdik yine olmadı.





“Emin olmalıdır ki, bugün bütün memleketlerde fena doktorlara, kabiliyetsiz mühendislere, her sahada liyakatsizlik ve dirayetsizliğiyle temayüz etmiş, büyük mevki ve memuriyet sahiplerine tesadüf ediyorsak bunun sebebini, para sayesinde kabiliyetsiz ve istidatsız gençlere bütün tahsil kapılarını açan maarif teşkilatlarında aramak lazımdır.” .”(Muallimler Mecmuası-Sadrettin Celal-Eylül 1923-Yıl:2 Sayı:13)


Öğretimi özel dersanelere ve özel okullara havale ettik ki parası olanlar okuyabilsin diye.Eğitimi göz ardı ettik.Çocuklarımız yeter ki diplomalı olsun.Şahsiyetsiz ve milli kültürü bırak her türlü kültürden uzak nesiller yetiştirdik.Kendi tarihinden ,kendi kültüründen ,kendi değerlerinden habersiz,hiçbir kutsalı olmayan,beyinleri;mideleri ile uçkurları arasına sıkışmış nesiller  kendiliğinden oluşmadı.Onların mimarı,bu çarpık ve ne istediğini bilmeyen eğitim öğretim sistemidir.


 
“Anılan şemanın incelemesinden anlaşıldığına göre, öğrenim süresi 8 sene olan müşterek ilk tahsil mektebi bütün çocuklar için zorunlu ve parasızdır. Bu tahsilden daha ileri gidemeyip doğrudan doğruya istihsal şubelerinden birine intisap edenlerin, yarım kalmış olan umumi ve meslekî terbiyelerini tamamlamak için onların günde azamî 6 saatten fazla çalışmamalarını temin etmek lazımdır. Bu suretle her gün akşam üzerleri, serbest bırakıldıkları zaman, iki günde iki saat ikmal kurlarına devama mecbur olacaklardır.
İlk tahsili bitirdikten sonra, orta tahsile devam arzu ve kabiliyetinde olmamakla beraber muayyen bir sınıf veya meslekte ihtisas sahibi olmak arzusunda bulunanlar, tahsil müddeti iki sene olan "İlk Meslek Mektepleri"ne gireceklerdir.
İlk tahsil mektebini bitirenler için zeka, istidat ve şahsiyetiyle temayüz edenler ve yalnız onlardır ki orta öğrenim mekteplerine, yani liselere gireceklerdir.
Tahsil müddeti dört seneden ibaret olan liseler iki devreye ayrılmıştır. İlk iki seneyi içine alan birinci devrede bütün öğrenciler, zorunlu olarak ortak programı takip edeceklerdir. Ancak bu kısmı tamamladıktan sonradır ki gelişip netleşmiş istidadına göre, edebiyat ve diğer ilimler kısımlarından birini seçecektir.
Liselerin ilk devresini bitirenler arasından kendilerinde öğretmenlik için arzu ve istidat görenler, tahsil müddeti üç sene olan ilk darülmuallimin (erkek öğretmen okulu)lere gireceklerdir.
Vazifesi ilk darülmualliminlere ve liselerin birinci devresine öğretmen yetiştirmek olan orta darülmuallimin ise, öğrencilerini ya liselerin ikinci devresini veya ilk darülmuallimini bitirmiş olanlar arasından seçecektir.” .”(Muallimler Mecmuası-Sadrettin Celal-Eylül 1923-Yıl:2 Sayı:13)

Büyük gürültülerle hayata geçirdiğimiz 8 yıllık zorunlu öğretim peki 1923 te hayata geçirilseydi ne olurdu?Şimdi uygulamaya çalıştığımız İlköğretimde Yöneltme Önerisi  o zaman layıkıyla uygulansaydı yine de bunca zaman heba olur muydu?Ve her getirilen sistemi “en son gelişmiş sistem” diye bize kabul ettirmeye çalışanlar,hangi ele aldıkları konuda bir sistematik uygulayabilmişlerdir.
Yazık bu milletin çocuklarına.Yazık bu milletin parasına.Yazık üniversitelerini bile devlet memuru yetiştirme kurumu haline getirenlere.Bir kurumun başına “Milli “kelimesini getirmekle milli olunmuyor.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: