Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Defteri Kalemi Elinize Alın  (Okunma Sayısı 128 defa)
Kullanıcı Bilgileri
allame
Değerli Üye
****


Başarı Puanı: 31
İleti Sayısı: 471
Nerden: Anadolu

Üyelik Bilgileri WWW Çevrim Dışı
« : Nisan 06, 2007, 12:15:10 ÖÖ »



   Beklenmedik olaylar karşısında tereddüde ve paniğe kapılmayın. Her şart altında sükunetinizi korumaya çalışın. Derin nefesler alın ve içinizden ona kadar sayın. Kontrolü elinizden bırakmayın
   Sıkıntılarınızı önce eşinizle, annenizle, babanızla, sonra da güvendiğiniz yakınlarınızla paylaşın. Problemi onlara anlatın ve çözüm üretmelerini isteyin, çözüm üretemeseler bile, sizin probleminizi tartıştıklarından dolayı mutlu olacaksınız. O mutluluk ve rahatlık içinde eminim bir çözüm bulacaksınız.
   Sorunlarınızı yatağınıza götürmeyin. Götürürseniz uykusuz kalacağınızdan çözüm üretemez hale düşeceksiniz. Bu da aleyhinize olacaktır.
   Her problem küçüktür. Unutmayın ki, problemleri büyüterek çözemezsiniz. Ayrıca tüm problemleri bir gün içinde çözemeyeceğinizi de bilmek zorundasınız.
   Canınız sıkıldığında kendinizi iş yapmak için zorlayacağınıza açık havaya çıkın. Mümkünse deniz kıyısında yürüyün. Bu “zaman kaybı” gibi gözüken davranış, aslında daha iyi çalışabilmek için gerekli performansı size sağlayacağından zaman kazanma olarak bile değerlendirilebilir.
   İçki, kumar, uyuşturucu, sigara gibi insanı ruhen ve bedenen çökerten zararlı maddelerden ömür boyu uzak durun. Çünkü zannedilen aksine alkol, sigara kafein gibi maddeler insanı sakinleştirmez. Bilhassa alkol stresi artırır. Sigara da insanı yatıştırmaz. (Bendeniz tam 35 sene sigara içtim, öyle bir şartlandım ki, sigara içmeden sakinleşemeyeceğimi, sağlıklı düşünemeyeceğimi, verimli çalışamayacağımı, özetle yaşayacağımı zannederdim. Bırakalı 10 yılı geçti. Şimdi eskisinden çok daha rahat, çok daha sakinim. Daha dinamik düşünüp yazabiliyorum.)
   Canınız çok sıkılınca sigara yerine su için. Bir bardak su en iyi sakinleştiricidir.
   Kendinize mutlaka vakit ayırın. Deniz, yada göl kıyısına inin. Suya bakın. Dalgaları dinleyin. Kaç yaşında olursanız olunuz taş sektirin. Belki çevrenizdekiler sizin hakkınızda çocuklaştığınızı düşüneceklerdir, ama sizin hem gözleriniz, hem de ruhunuz dinlenmiş olacaktır.
   Arada bir güneşin doğuşunu ve batışını seyredin. ( Yanınızda çok sevdiğiniz biri olursa bu yöntemin daha da etkileşeceğini garanti edebilirim.)
   Kızdığınız insana, aklınıza ilk gelen cümle ile tepki vermeyin. Önce bu kızgınlığınıza sebep olan davranışını analiz edin, sonra da ölçülü tepki verin. Abartılmış tepkiler muhatapta hiçbir etki yaratmaz.
   Aşırı derece televizyon seyretmekten kaçının. Saatlerce bilgisayar ekranına kendinizi mahkum etmeyin. İşinizi mecburiyetten dolayı değil, sevdiğiniz için yapın.
   Kendinize “Bugün şu veya şu işleri mutlaka yapmalı, şuraya şuraya gitmeliyim” gibisinden ödevler vermeyin. Mecburiyetiniz hayattan zevk almanızı önler. İşinizi yapın, ancak kendinizi mecbur tutmayın.
   Yorulduğunuzu hissettiğiniz an, işiniz ne kadar yoğun olursa olsun, kendinizi koltuğa bırakıp gevşemeye çalışın. Gözlerinizi de kapatın. Kollarınızı aşağıya sarkıtın. O halde en sevdiğiniz işi yaparken, yada çok sevdiğiniz kişiyle gezerken hayal edin. Rahatladığınızı göreceksiniz.
   Muhtaçlara sadaka verin. Yoksullara yardımcı olun. Zaman zaman hastaneleri, huzurevlerini ve mezarlıkları ziyarete gidin. Oralardaki gözlemlerinizin ışığında hayatınızı tekrar gözden geçirin. Göreceksiniz ki, hayatınızda şükretmenizi gerektiren pek çok iyi şey vardır.
   Yanınızda çalışanları sık sık azarlamayın. Birinin yanında çalışıyorsanız, kendi işinizmiş gibi çalışın. “Bu paraya bu kadar” türünden düşüncelere kendinizi kaptırıp her anınızda mutsuz etmeyin.
   Sevdiğiniz insanlarla mümkün olduğu kadar sık görüşün. Yüz yüze görüşmeniz gecikirse telefon açın.
   Geçtiğiniz  yollardaki kire, çamura batmamaya dikkat edin, ama yol boyu biten çiçeklere, bitkilere de bakın.
   Hayatın tümü olumsuz değildir, olumlu taraflarını da dikkate alın.
   Ev işlerini gözünüzde büyütmeyin. Temizlik konularını abartmayın. Vaktinizin çoğunu kendinize ve yakınlarınıza ayırın.
   Eğer varsa çocuklarınızla küçük oyunlar oynayarak onları mutlu edin. Onlar mutlu oldukça sizde mutlu olacaksınız.
   Eşinizle her görüşmenizde ona gülümseyin. Birbirinize küçücük hediyeler verin. Vaktinizin çoğunu sevdiğiniz insanlarla geçirmeye özen gösterin.
   Sadece akıllı ve mantıklı olmaya değil, onların yanı sıra duygulu olmaya da çalışın.
YAVUZ BAHADIROĞLU – “VAKİT”
Logged


Türkçe Giderse Türkiye Gider...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: