Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Harem-i Osmanî  (Okunma Sayısı 70 defa)
Kullanıcı Bilgileri
Böriteçine
Üye
**
Avatar Yok


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 48
Nerden:

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« : Ocak 27, 2008, 08:15:52 ÖS »


Türkiye'de Cumhuriyet kurulduktan, günümüze kadar Osmanlı Devleti tartışılmıştır. Atalarımızın kurduğu bu cihan devletini şuanda yaşadığımız Türkiye Cumhuriyetiyle karşılaştırmak en büyük yanlışlıktır. Çünkü dönemlerin şartları ve dünya düzenleri tamamen farklıdır. Osmanlı'nın en çok tartışılan konularından birisi de Harem'dir. Bugüne kadar Harem hakkında birçok şey yazılıp çizildi. Biz de bu yazımızda Osmanlı'da Harem olayına değineceğiz. Belgeler ve ispatlar içeren bu yazımız eminim herkese faydalı olacaktır.

Yazımıza öncelikle "Harem nedir?" sorusuna cevap vererek başlayalım. Harem ; padişahın sarayda aile efradı ile birlikte kaldığı bölüme verilen isimdir. Harem aynı zamanda bir okuldu.

Harem hakkında yapılan yanlışlardan birisi, haremde yaşayan bütün kadınların sayısını bazı tahminlerle hesaplayanların bu sayıyı padişahın hanımlarının sayısı olarak göstermesidir. Halbuki bilinen önemli bir gerçek Osmanlı padişahlarının hemen hemen hepsinin tek eşli olduğudur! Padişahın hanımı olarak gösterilen sayının içinde, padişahların valideleri, kendi kızları, kız kardeşleri, şehzadelerin eşleri, yeğenleri, eğitim gören kızlar ve hizmetçi kadınlar gibi birçok kimse bulunmaktadır.

Harem konusunda dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da haremde ki hayatı dışarıdan bir kişinin görmesinin mümkün olmamasıdır. Sarayın içindeki insanların çoğu bile Harem'e giremezken, dışarıdan gelen birisinin hareme kadar girebilmesi kesinlikle mümkün değildi. Hal böyle iken, Osmanlı ülkesine gelen batılılar Avrupa'ya döndüklerinde yaşadıklarını anlatırken daha fazla ilgi çekebilmek için Harem'i de anlatmaya kalkmışlardır. Bu kişiler bırakın haremi görmeyi, sarayın bahçesine bile girememişlerdir.

Prof.Dr. Ahmet Akgündüz'ün Harem'le ilgili çalışmaları da bize sunduğu bilgi ve belgeler açısından çok değerlidir. Çalışmalarında, batılı yazarların Harem'i anlatırken kendi düşünceleri doğrultusunda resimler çizdirdiğini veya kendi ülkelerindeki bazı ahlaksız durumların fotoğraflarını kullandığını belirtmiştir.

Batılı yazarların kendi kültürlerindeki saray hayatını ve kralların hayat şeklini Osmanlı saray ve padişahlarını anlatırken kullanmaları büyük bir haksızlık ve insafsızlıktır. Bu saçma iddialarını bazı çirkin resimlerle ispatlamak istemeleri ise tamamen ahlaksızlıktır.

Prof.Dr. Ahmet Akgündüz'ün Harem ve Osmanlı ile ilgili çalışmaları bu konuda değerli bilgiler ve önemli hatıralar içermektedir.Şimdi bütün bunları göz önüne alalım ve elimizi vicdanımıza koyarak iyice düşünelim. Atalarımıza yapılan bu haksızlığa ve saygısızlığa karşı çıkıp, en güzel cevabı verelim. Gerçekleri bu konuda yanlış bilgi sahibi olan herkese anlatalım. Adaletiyle meşhur olmuş bir devletin padişahlarına adaletsiz muamele yaptırmayalım.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: