|
|
 |
« : Ocak 27, 2008, 08:17:05 ÖS » |
|
Türk milletini büyük bir millet yapan ve güzel ahlak ile yetişmesini sağlayan dinimiz İslamiyet olmuştur. Malesef bu günlerde bu ilahî din büyük saldırılara maruz kalmaktadır. Papa gibi diğer dinlerden olanların bu saldırılarını belki anlayabiliriz, fakat, bizi asıl yaralayan kendi içimizden, Türk olan kimselerin bunu yapmasıdır. Bu yazımızda örnekler vererek saldırıların bazılarını açıklayacağız. Bu yazımızın devamını "İnanca Saldırılar 2" başlığı ile inşallah yayınlayacağız.
Atatürkçü Düşünce Derneği`nin Alanya Şubesi 29 Ekim 2006 tarihinde "Yurttaş için Medeni Bilgiler" adında bir kitapçık yayınladı. Yoruma geçmeden önce kitapçıkta yer alan, saldırı niteliğinde olan bazı cümleleri yazalım: "Türkler, Müslümanlığı Araplar`ın dinini kabul etmeden önce büyük bir ulus idi. Müslümanlık, Türk ulusunun ulusal duygularını, ulusal heycanını uyuşturdu. Bu pek doğaldı. Çünkü, Muhammedi`in kurduğu dinin amacı, bütün ulusların üstünde, kapsamlı bir Arap ulusluğu siyasetine varıyordu. Kur`an`ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler."
Birincisi, bu satırları yazan şahıs Osmanlı Devleti diye bir devleti hiç duymamış heralde. Türk milleti 630 yıl yaşayan bir devlete sadece İslamiyet`e girdikten sonra sahip olmuştur. Bütün dünyanın saygı gösterdiği bir devlet konumuna Müslümanlık taşımıştır. İkincisi, Allah`ın bizlere gönderdiği bu ilahî dinden "Muhammed`in kurduğu din" diye bahsetmek nereden çıktı, hangi zihiyet bunu söyleyebilir?
Alanya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Nurettin Karacalı, bu yazıyı bu yazmaktaki amaçlarının Atatürkçülüğü geliştirmek ve yaygınlaştırmak olduğunu söylüyor. İslam`a ve Müslümanlara hakaret içeren bu sözlerin sahibinin M.Kemal Atatatürk olduğunu iddia ediyor. Bu satırlar, 1930 yılında M.Kemal`in kendi eliyle yazdığı ve okullarda ders kitabı olarak okutulan "Yurttaşlık Bilgisi" kitabından alınmış. Ben bu kitabı araştırdım. Kitap, 1980 yılında Türk Dil Kurumu tarafından Prof. Dr. Nuran Tezcan`a sadeleştirilmiş ve yeniden basılmıştır. Nuran Tezcan ise Atatürkçü Düşünce Derneklerine ve Cumhuriyet gazetesine yakınlığı ile bilinir.
Şimdi, bu yazıyı iki türlü düşünmek zorundayız. Acaba, kitap sadeleştirilirken bir değişikliğe mi uğratıldı yoksa gerçekten M.Kemal mi yazdı? Eğer birinci şık doğru ise, bir insan M.Kemal`i ancak bu kadar kötüleyebilir. Kendilerine Kemalist diyen bu zihniyet M.Kemal`i kendilerine bir kalkan olarak kullanmakta ve ilk cumhurbaşkanının adını lekelemektedirler.
Eğer ikinci şık doğru ise, İslama ve Müslümanlara hakaret içeren bu cümleleri M.Kemal söyledi diye doğru mu kabul edeceğiz? Neticede o da bir insandı ve hatasız bir insan olamaz. Peygamberler dahi günah işlemeseler de zaman zaman hata yapmışlardır. Bunun hikmetlerinden birisi, bütün insanlığa "herkes hata yapabilir" mesajını vermektir. M.Kemal bir Peygamber değildir, demek ki onun hem hataları hem de günahları olmuştur. Bunu bu şekilde kabul etmek zorundayız. M.Kemal`in ilk cumhurbaşkanı ve Kurtuluş Savaşı komutanı olarak yapmış olduğu işler elbette inkar edilemez. Ama, her insan "hata yapabileceği" göz önüne alınarak değerlendirilmedir.
Yazımıza burada son verirken, böyle nazik bir konuda herkesin vicdanıyla birlikte düşünmesi gerektiğini belirtelim. Tarafsız omak ve her görüşten eserleri inceleyerek konuyu değerlendirmek zorundayız.
|