|
|
 |
« : Ocak 27, 2008, 08:19:28 ÖS » |
|
Kurşunkalem...
Kurşun ve kalem... Şimdilerde kimse kullanmasa da ben kurşunkalemleri çok severim, evde kitaplarım ve kağıtlarımın arasında mutlaka en az bir tane vardır. Bir tane de kalemtraş... Yani kalemin bıçağı! Tükenmez kalemleri sevmem, dolma kelmleride sevmem. Hele hele renkli kalemlerden nefret ederim...
Tükenmez kalem kolaycıların, televizyon seyredip, gazete okurken bir kaç şeyden heyecanlanıp saman alevi gibi parlayıp sönenlerin aletidir. Heyecanlanırsın, "tık" basarsın üstten düğmesine biraz karalarsın, "şık" basarsın düğmesine kapatırsın. Bütün sorunları çözmüşsündür artık... Dünya, senin satırlarından ilham almak zorundadır. Kanepeye uzanırsın... Yağmur tıp tıp vuruken cama, savaşı tek darbesiyle bitiren bir kahramanın yorgunluğuyla uyumaya hazırsındır... Ertesi gün heyecanlanacak bir şeyler bulana ve tükenmez kalemine "tık" diye basana kadar... Bir gün tükenmez zannettiğin kalemin ve heyecanın tükendiğinde, ne köşen kalmıştır artık ne de kanepen!
Dolmakalem artık dünyayı aşmış(!) en süperinden entellektüellerin aletidir. "Dolmadan" çalışmaz. "Dolmalıdır". Ülkeyi ve sorunları en içinden gözlemek ve hem kalemini hemde kafanı "doldurmak" için devamlı gittiğin, müdavimi olduğun bir bar köşen vardır. Olmazsa ne kalemin "dolar" ne de kafan... Ne için yazdığın önemli değildir, kim için yazdığında öyle... Yazman yeterlidir... Zaten hayatında kendin için değildir. Sahibin, entel barlarda yazdığın kendin gibi "buruşuk" ve "boş" yazılarından bıkıp kendine başka bir "dolmakalemli" bulduğu gün, ya isyankar bir emekçi(!) olursun ya başka efendi arayan it gibi kuyruğunu savura savura gezersin şehrin kaldırımlarında...
Hele renkli kalemler... Kırmızılı, sarılı, allı, morlu kalemler... Her mevsimde başka renkle yazanlar. Darbe sabahı çakı gibi asker, biraz boşluk bulduğunda demokrasi havarisi kesilenler. Nobelciler, şakşakçılar, goygoycular, kıblesizler, Kabe'sizler... Senin ve senin gibiler için "soylu" olan her şey düşmandır ve meseledir. "Babalarından" sana "asalet" ve "mukaddes" bir miras kalmadığı kalmadığı için yaşantın da, yazdığın da rengarenktir. Her iklimde yaşayabilecek kadar melez bir ruhi bünyen olduğu için, ne yaşadığın yer ne de gömüleceğin çukur önemlidir. Vatansız, milletsiz, ülküsüz sırtlan gibi leş peşinde ve 3. sınıf tv programlarının kulislerinde çanak temizlemekle son bulur hayatın...
Kurşunkalemliler... Kalemi de kendileri gibi kurşun olanlar. Kalemi de kendi de bıçak değdikçe daha bir keskinleşenler... Kaleminiz için "tık-"şık" düğmeye gerek yoktur, "dolmak" için birilerine muhtaç değilsinizdir ve renginiz hiç değişmez... Bıçak değip kesildikçe keskinleşir kaleminiz ve hayatlarınız... Köşelerde yer kapanlar sizi hayran hayran izlerler aslında, siz bazen onlar için deli, bazen ahmak, bazen karışık, bazen aldatılmış, bazen mağdur, bazen tehlikelisinizdir. Onların ilham kaynağısınızdır. Sizi yazdıran şey dediğim gibi bıçaktır, acıdır, haksızlıktır, adaletsizliktir.
Herşey kesilip körelirken hayatın bıçağında siz daha keskinleşirsiniz! Bu yüzden sevmezler sizi! Bu yüzden deli derler, aptal derler, "yazık" derler... Siz gülersiniz dudak ucuyla hafifçe, asilce... Gittiğiniz yolun sağdan ya da soldan ya da ortadan geçmesi umurunuzda bile olmaz. Bozuktur, kayalıktır, yeşildir, çöldür, kuraktır... Sizin için yolun kendisi değil ulaştıracağı yerin doğruluğu ve size kazandırdığı tecrübeler önemlidir... Size ve gitmek istediğiniz asıl hedefinize bakmak yerine gittiğiniz, ya da geçtiğiniz yollara bakar bakar, sonra da habire sallarlar köşelerinden tükenmez kalemliler, dolmakalemliler ve boyalı kalemliler... Bazen gözünüz ilişir bakarsınız, hoyrat hoyrat gülersiniz... Kaldırıp atarsınız bir köşeye, köşelerden atılanları, hariçten gazelleri... Yolunuz uzun, işiniz gecikme kabul etmeyecek kadar aceledir... Önce göğe bakar medet istersiniz, sonra hedefinize doğru kesile kesile, kanaya kanaya ama kararla yürüyüp gidersiniz... Sevdamı? Peşinden gelmeyene sevda denmez bilirim...
Size selam olsun kurşunkalemliler...
Ben de, kalemi kurşun, kurşunu da kalem kılmak gibi ince bir iş üzerindeyim...
Size selam olsun...
Alıntı
|