Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mahsum Atalay şiirleri  (Okunma Sayısı 204 defa)
Kullanıcı Bilgileri
kenan-bekirhan
Üye
**


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 35
Nerden: kars
Cinsiyet: Bay

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« : Nisan 24, 2008, 06:58:34 ÖS »


Ağlayan Sözcükler

Işıklar söner bir bir
Bir an kendimi unuttum
Köşede uyuyan gölgeye takıldım
Parıldayan iki fener

Sanki iki yıldız inmişti
O gözlerinin doruklarına.
Sağanak sağanak yıldızlar
Yağdırılıyor gökyüzünden.

Gök gürlemeleri eşlik ediyor.
Ama damla damla
Yıldızlar yağıyor.
Saf ve masum bir sineye…

Ellerimi uzattım ıslandılar.
Biran saflaştı duygularım.
Yanaklarından koparsam yıldızları
Kızar mı bana gök kubbe.

Neden söndü ışıklar?
Göz gözü görmüyor.
Bir türlü ay terk etmiyordu.
Yıldızlar yanaklarından dökülürken.

Niçin kalbime çarpar?
Bilmeme ki nedir sebebi?
Gözyaşları düğümlenir boğazımda.
Sözcükler ağlıyor.

Terk edilmişliğin acısıydı
Yıldızları ağlatan.
Sözcükler ateştir.
Konuşanı yakar.

Onun için konuşmuyorum ya.
Yoksa diyecek bir çift sözüm vardır.
Yıldızları güldürecek
Karanlığı aydınlatacak odur biliyorum.

Mahsum Atalay

« Son Düzenleme: Nisan 24, 2008, 07:00:09 ÖS Gönderen: kenan-bekirhan » Logged

Kullanıcı Bilgileri
kenan-bekirhan
Üye
**


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 35
Nerden: kars
Cinsiyet: Bay

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #1 : Nisan 24, 2008, 06:59:02 ÖS »

Aklın Gözlerine İnmişse

Şefkat Ülkesi’nin en nazlı gövdesi
Yobaz sokakların öksüz annesi
Uçurumların ulaşılmaz ötesi.
Gözlerin acımasın kahve renklisi.

Şımarık gözyaşlarının kurumuş çeşmesi.
Cıvık hislerin dikenli bahçesi…
Sevgi ağacının tatsız meyvesi…
Saçların fırtına esintisi…

Gülüşlerin matem sergisi…
Masum bakışların acı sevgisi.
Yalancı aşkların eğlenmesi…
Anlamsız duyguların gülüşmesi…

Türkülerin susmuş sesi.
Sevdamın durmaz deresi.
Yıldızların karanlığı öpmesi…
Gözlerimin gözlerini görmesi…

Güllerin baharı beklemesi…
Kalbim gül bahçesi…
Son nefeste seni bulma hevesi.
Ver gönlünden bir şefkat nefesi.

Özlemler kavuşma hamlesi.
Kalplerin görüşmesi.
Duyguların titreşmesi.
Aşkların şefkate dönüşmesi…

Sevenin sevdiğine kavuşma çaresi.
Her zorluğa Eyüp’çe sabretmesi…
Yakup’ça: bin bir umutla beklemesi.
İsmail’ce itaatin büyüyen abidesi…

Sanma ki hep kalacak, gençlik hevesi.
Yaş kırk meftun olduğun gençliğin bitmesi.
Simanda oluşacak çizgilerin gölgesi.
Gençliğin yaşlanan çehresi…

Saçlarına Yıldızların inmesi…
Yaşlanan bedeninin titreşmesi…
Kırk yaşında düşer gençlik maskesi.
Ruhun bedeni bırakıp gitmesi…

Şefkat ikliminin bitmez sevgisi.
Bir gün sana kavuşma gayesi.
Birinin sana ulaşma hevesi.
Seni anlatamayacağı kadar sevmesi…

Sevenin her engeli aşıp sana gelmesi.
Seven ölmez diriltir onu şefkat nefesi.
Beni seviyorsan ver canıma nefesi.
Bu şiir sana meşru bir çağrı sesi.
MAHSUM ATALAY.

Mahsum Atalay

Logged

Kullanıcı Bilgileri
kenan-bekirhan
Üye
**


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 35
Nerden: kars
Cinsiyet: Bay

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #2 : Nisan 24, 2008, 06:59:36 ÖS »

Aldırmayışına

Gel desem gelmezsin.
Sev desem sevmezsin.
Gül desem gülmezsin.
Sevdalara uç desem uçmazsın.

Sana bu kadar çağrı neye.
Sevdanın, elini tutmak neye...
Gönlümü açmak neye...
Aşkı diriltmek neye…

Sevgilerimi kabristana gömeyim.
Aşkımı kabir taşlarına yazayım.
Ve sevdamı kalbine gömeyim.
Yar sen de kurtul benden.

Eğlen gez toz ve eline kına yak.
Ardımdan alay ete...
Sevmek senin neyine diye.
Ardımdan gül simanda güller açsın.

Sen, sen olmaya devam edeceksin.
Ben de ben olmaya devam edeyim.
Reddinle bırakırsam seni…
Bil ki sevmemişim seni, gülüm…
MAHSUM ATALAY
Logged

Kullanıcı Bilgileri
kenan-bekirhan
Üye
**


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 35
Nerden: kars
Cinsiyet: Bay

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #3 : Nisan 24, 2008, 07:00:45 ÖS »

Aman Düşünme

Tıka kulaklarını
Suskun feryatlara.
Yuvadan yavrusu düşen
Kuşun çığlığını duyma.

Seyret, o yavruyu eline almış
İnşaatlar kıralı
Şefkatle öpüp-okşamakta…
Yum gözlerini, görme bunları.

Kışın ortasında
Köşe başında
Duvarın üzerinde
İki büklüm duran kedinin

Sakince duruşunu
Hırıltılarındaki sedayı
Duymaya çalış.
Biliyorum geçmeyeceksin yanından.

Bir de bak; inşaatlar kralının
Bir anne şefkatiyle o körpe kediyi
Kucaklayıp inşaata getirişini
Uzaktan olsa da bir izle.

Kapına gelip
Halini arz eden
İnşaatlar kralını
Kovuşunu hatırla.

Sana bir ekmek yetiyorken
Aldığın iki ekmeğin
Biri akşamdan-sabaha
Kalmış bahanesiyle

Gözden çıkardığını.
Az da olsa bir hatırla.
İnşaatlar kıralı
Köşedeki bidonu karıştırırken

Eline batan cisimlerin
Çıkardığı kana aldırmadan
O ekmeği eline alışını
Bir bebeğin sevinciyle kucaklayışını




Bir manzara gibi hayal et.
Arkasına bakmadan
İnşaata döndüğünü
Ekmeğini aldığını gördün.

Ekmeğin kana bulanan
Dış kısmını kediye
İçini kendine
Kırıntıları da kuş yavrusuna

Yedirdiğini uzaktan izliyordun.
Onlar için ne güzel ziyafet.
Aman ha! Düşünme.
Ne o,miden mi bulandı?

Ağzının tadı mı kaçtı?
Tiksindin mi kırmızı reçelden?
Hazmedemezsin artık baklavaları.
Düşünme dedim, hazır zevkini kaçırdın.

Yerde bir metre karın olduğu
O soğuk günü hatırla.
Evde yumuşacık yataklarda
Soba önünde mışıl-mışıl uyumanı

Sıcaktan terlediğini
Az da olsa hatırlamaya çalış.
Bir de iki yavruyla birlikte
İnşaatlar kralının halini düşün.

İnşaat betonlarını
Yatakların gibi
Evin gibi sıcak mı zannettin?
Hiç titredin mi bu manzaraya?

Giydiğin botların
Karın üzerinde ki izlerini
Bir de yalın ayakların
Beş parmaklı izlerin

Kardaki resimleri
Hiç dikkatini çekti mi?
Vicdanın sızladı mı?
Ne zannettin insan olmayı?

Şefkat damarın kabarıp
Gece yarılarında
Hiç kimsenin görmediği
Bir köşede içtenlikle

Gözyaşı döktün mü?
Yoksa aman bana ne mi diyorsun?
Korkma azıcık düşün.
Düşünmek kaçırmayacak zevklerini.

Mahsum Atalay

 
Logged

Kullanıcı Bilgileri
kenan-bekirhan
Üye
**


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 35
Nerden: kars
Cinsiyet: Bay

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #4 : Nisan 24, 2008, 07:01:34 ÖS »

Artık Benim Olamassın (şarkı sözleri)

Sana,böyle bir sevdayı,anlatamam.
Yüreğimdeki,hasreti anlatamam.
Seviyorsam,bilemezsin.
Bilirsen de duyamazsın.
Heveslerim,senin için…
Anlıyorsan sen,gel bana.
Bu hasreti benim gibi;
Mezarına gömemezsin.
Bu sevdayı yüreğinden;
Benim gibi sökemezsin.
Bu sevgide,yalanım yok.
İnanmazsan sor kalbime.
Hançer sapladın gönlüme.
Sevmiyorsan bırak beni.
Bırak bitirem sevdamı.
Göz yaşları mı gömeyim.
Hayatlar hep,senin olsun.
Kahverengi gözlerine vurulayım.
Ben öleyim.
Kurşunlar,kefenim olsun.
Hayatımı,sana verdim.
Nefeslerim, sende kalsın.
Dudaklarından dökülsün.
Şefkatimi zindanlara,
Zindanlara ben atayım.
Göz yaşların yüreğinde
Hep damlasın.
Belki bir gün sızlar bana.
Belki hatırlarsın beni.
Edeceğin ihanetinin
Cezasını hep çekersin.
Belki de pişman olursun.
Kıydığın deli kanlıya.
Rüyalarına girerim.
Kabus gibi gelirim sana.
Kurtuluş yok bu sevdadan.
Kimi arar kör gözlerin.
Görmez misin bu sevdayı.
Kavuşamazsın gönlüme.
Artık benim olamazsın.
Seni yanıma alırsam,
Gelir misin.
Geleceksen yeter artık.
Bekletme deli gönlümü.

Mahsum Atalay

Logged

Kullanıcı Bilgileri
kenan-bekirhan
Üye
**


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 35
Nerden: kars
Cinsiyet: Bay

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #5 : Nisan 24, 2008, 07:02:02 ÖS »

Aşk Üzerine Aşk

Âşıksan kelebeğe.
Uçmayı sevmelisin.
Vurgunsan güllere.
Kanamayı özlemelisin.

Baharı seviyorsan.
Dirilmeyi sevmelisin.
Isınmak istiyorsan.
Ateşi sevmelisin.

Sevilmeyi istiyorsan.
Sevmeyi öğrenmelisin.
Saygı bekliyorsan.
Saygı göstermelisin.

Ermişsen o aşkın sırrına.
Uça bilirsin artık.
Ellerin kanamayacak.
Yok olmayacaksın.

Ateş yakmayacak.
Seviyorsun seviliyorsun.
Saygılısın saygınsın.
Aşk üstüne aşk işte budur.

Mahsum Atalay

Logged

Kullanıcı Bilgileri
kenan-bekirhan
Üye
**


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 35
Nerden: kars
Cinsiyet: Bay

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #6 : Nisan 24, 2008, 07:02:31 ÖS »

Aşka Dair

Âşık olmuşsan kelebeğe
Uçmuştur avuçlarından.
Gençliğini sevmişsen
Yaşlılık alacaktır onu bedeninden.

Yaşamaya sevdalıysan
Ölünce o sevda biter.
Gül bahçelerine vurgunsan
Sonbaharda onlar da solar.

Anne şefkatine mi muhtaçsın?
Anne de seni bırakıp gidecek.
Sevdan servet mi?
Nasibin iki metre kefen…

Bütün servetin
İki tane mezar taşı.
Liderlik aşkınsa
Emekli edecek yaşlılık.

Kime vurgunsun?
Sarı saçlıya
Mavi gözlüye
Uzun boyluya

Hangi birine?
Kumral, esmere mi?
Peki, kavuşa bildin mi?
İkinci bahara belki…

Vefasızın kızı diyorsun.
Vefasız demek çare mi?
Sen eti-kemiği sevdin.
Onlara kavuşacaksın.

Söz veriyorum sana.
Ben kefilim.
Et-kemik dediğin topraktır.
Kabrinde bol-bol olacak.

Öyle ya aşkına kavuşacaksın.
Hep senin gibiler
Yanlış anladı aşkı.
Aşkı kim verdiyse ona verilmeli.

Etmişsen hatayı.
Çekeceksin cezayı.
Ölüm aldı sevdayı.
İşte buldun sefayı.

Mahsum Atalay

Logged

Kullanıcı Bilgileri
kenan-bekirhan
Üye
**


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 35
Nerden: kars
Cinsiyet: Bay

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #7 : Nisan 24, 2008, 07:03:23 ÖS »

Aydınlık Sabaha

Yıldızlara uzanırken bakışlarım.
Gecenin kalbinde bir yol tutturuyordum.
Çıkmaz aydınlık sokaklara.
Kalbimde titreyen küçük bir umut gibi…

Her yıldıza dilek ipi bağlıyordum.
Dalgalandıkça-dalgalanıyordu
Mahzun nazarımda
Tıpkı şahadet bayrağım…

Ay kokulu karanlık menekşeler
Koku yayarlar hiç durmadan.
Gecenin korkunç örtüsü mis kokuyordu.
O anda bir hüzün çarpardı kalbime.

Kim bilir?
Belki de eski bir sevdanın
Hayalleriydi gelip geçen.
Beklide unutamadığımdır.

Güneş adım- adım doğuyordu.
Her zaman ki şefkatiyle
Yıldız-yıldız gözlerimi ve bedenimi
Okşar selam dururdu insanlığıma.

Mahzun ve suskun
Bir çehreyle günaydın diyordum;
Ötüşen kuşlara,parlayan aynalara
Hışırdayan yapraklara günaydın…

Güneş ayrılık demlerinde
Günün son mektubunu yazmakta…
Gece üzerimi örtüyor karanlık
Kefenini,uyandırmak umuduyla.

Mahsum Atalay

Logged

Kullanıcı Bilgileri
kenan-bekirhan
Üye
**


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 35
Nerden: kars
Cinsiyet: Bay

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #8 : Nisan 24, 2008, 07:04:18 ÖS »

Balçık

Sana gelmeye kara veremiyordum
Her baktığım haritada
Hep sana gelen yollar var.
Hangisinden sana ulaşacağımı

Bir türlü bulamıyordum
Hangisinin selametli olduğuna
Karar veremiyordum.
Güneş gibi parlayan

Nur yolunu buldum.
Yürüdüm-yürüdüm sana.
Yürüdükçe gözyaşlarım
Aktıkça-aktı meğer günahlarımmış.

Tozlu topraklı yollar
Çamura bulandı, balçık gibi.
Ayaklarımı tutuyor.
Hedefe gidişimi yavaşlatıyor.

Yeter artık diyemiyorum.
Beni tutmasına kızamıyorum.
Balçık kardeşine kavuşmuş.
Öyle ya ben balçık o balçık.

Balçıktan yaratıldığımı
Bir an unutmuşum.
Balçık kardeşimdir.
Benim mayemdir.

Mahsum Atalay
Logged

Kullanıcı Bilgileri
***rüya***
Rüya
Bölüm Yöneticisi
******


Başarı Puanı: 46
İleti Sayısı: 2.594
Nerden: Artık Türkiye...
Cinsiyet: Bayan

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #9 : Nisan 24, 2008, 07:20:46 ÖS »

Şiirler çok güzelmiş...
Paylaşım için sağol....... Gülümseme
Logged

Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: