Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: TÜRK SOSYALİZMİ  (Okunma Sayısı 133 defa)
Kullanıcı Bilgileri
Almıla
Yönetici
******


Başarı Puanı: 9
İleti Sayısı: 520
Nerden:

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« : Şubat 02, 2008, 02:28:30 ÖS »


TÜRK SOSYALİZMİ

"Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan" mısrası, genç bir Türkiye'nin onuncu yılında mutlu yarınlara seslenişiydi. Gel gör ki, birkaç on yılın ardından Türkiye batılı tarifiyle iktisaden geri kalmış bir ülke oldu.

NATO subayları Türkiye'de çöl zammı alırlar. İktisadi durumumuz ve itibarımız için en acı misal... Geri kalmış ülke damgasını, Türk aydını, Türk halkı, bir suçlu gibi alnında taşıyor.

Yıllarca kendi çilesine terk edilen fakir halk, geciken yarınların ıstırabı içinde. Toprak-parlamento ağalığına dayanan demokrasimiz, son on yılda sadece köşe başı milyonerleri türetmiş. Mutlu azınlıklar, umutsuz çoğunluğun ıstıraplarıyla zenginleşmiş. İktisadi planlar siyasi müteşebbislerin kasalarına bağlanmış. Vergiler dar gelirlilerin omuzlarına yüklenmiş. Vergi adaleti, sosyal adalet, işçi hakları fantezi bir edebiyattan ileri gidememiş ve en fenası, siyasi ve iktisadi ahlak yoksunluğu bir sari hastalık olmuştu.

Son on yılın iktisadi tablosu karşısında ibretle düşünmeye mahkûm bir kuşağız. Gelecek nesilleri değil, gelecek seçimleri düşünen politikacılarımız bu tablonun ressamlarıdırlar. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" parolası ile liberalizm, en acı örneğini Türkiye'de vermiştir. Amerikan kapitalizmini sosyalizme antitez misali olarak verenler; bünye farklarını tahlil edemeyenler, oluş şartlarını mukayese edemeyenlerdir. Ne kazandırmıştır on yıllık liberalizm memlekete?!.. Kalkınma hızı mı?.. Sosyal adalet mi?.. Çalışma gücü mü?.. İktisadi itibar mı?.. Milli gelirde artma mı?.. Yoksa Ortak Pazar toplantılarında bir geri kalmış ülke ismi mi?.. Son on yılın örneğinden ve sonuçlarından hoşnut olanlar, dünün köşe başı milyonerlerinden başkaları değildir.

Atatürk devletçiliği ne kaybettirmiştir, veyahut iktisadi şartlarımızda ne derece bir değişiklik olmuştur? Bu soruların cevapları Türk sosyalizminin anahtarıdırlar. Sistemleri, tarihi oluşlarıyla birlikte memleket şartlarıyla düşünmek gerek. Sosyalizm, Lenin'in tarifinde bir işçi diktatörlüğü, batılı tariflerde bir iktisadi demokrasi, yani halkın iktisaden kendi kendisini idare etmesidir. Bunun içindir ki, aynı sosyalizm altında çeşitli yönler vardır. Türk sosyalizmi ne Marks'ın sosyalizmine benzemeli, ne de batı sosyalizminin bir kopyası olmalı. Memleket şartlarının yarattığı ve siyasi rejime en uygun olan bir sosyalizm...

Türkiye'de demokrasi, kadrosuzluktan dolayı ideal safhaya erişememiş ve acı sonuçlar vermiştir. Kadrosuz sosyalizm ise kötü bir liberalizm olur. Acılarını yine milletçe çekeriz. Bugünkü bürokrasi kartvizit imtiyazı, rüşvet alışkanlığı kalkmadıkça, bilgili, rasyonel, dinamik bir kadro bulamadıkça, sosyalizmden mucizeler beklemeyelim. Kelimelerin sihrine değil, tatbikine önem verelim.

İşte Türk halkı, şartların yarattığı bir Türk sosyalizmin ve dinamik ve rasyonel bir kadroya muhtaç...

Her şeye Atatürk gücüyle ve onuncu yıl umuduyla başlayacağız, başlamalıyız.


(Cumhuriyet, 26 Ağustos 1962,
Yunus Nadi Armağanı

Uğur MUMCU
Logged

    "Türk milleti dindar olmalıdır yani, bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum... Din şuura muhalif, ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor." (Maurice Perno ile yaptığı ropörtaj 11 Şubat 1924 (Atatürk'le Konuşmalar, Cumhuriyet Gazetesi eki, s. 111) 
Kullanıcı Bilgileri
Almıla
Yönetici
******


Başarı Puanı: 9
İleti Sayısı: 520
Nerden:

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #1 : Şubat 02, 2008, 02:28:52 ÖS »

Türk Sosyalizmi


O halde Türkiye için nasıl bir sosyalizm istiyoruz? Yukarıdaki açıklamalar Batı Sosyalizminin memleketimize örnek olamayacağını göstermektedir. Az gelişmiş ülke olan Türkiye’de Sosyalizm radikal olacak, kısa zamanda yeni bir toplum düzeni kurmaya yönelecektir.

Doğu Sosyalizmi de Türkiye’ye örnek teşkil edemez. Asıl gayenin insanın gelişmesi olduğunu unutabilecek kadar insafsız metodlara yönelmek, arzu edilecek bir şey olmadığı gibi zaruri de değildir. Böyle bir sosyalizm anlayışına, kalkınma konusundaki müesseriyetine rağmen karşıyız. Radikal, fakat insani bir Sosyalizmden yanayız.

Burada bir noktayı iyice belirtmek ve iftiraları cevaplandırmak lazım: Türk Halkının refah ve saadeti için mücadele eden Sosyalistlerin, gerçek milliyetçiler olduğuna inanıyoruz. Sosyalizmin milliyetçi anlayışı, milli bağımsızlık konusunda da görülmektedir. Sosyalist, Amerikan boyunduruğuna da, Rus boyunduruğuna da karşıdır. Ekonomik bağımsızlıkla tamamlanmadıkça, 20. yüzyılda siyasi bağımsızlığın fazla bir mana taşımayacağına inanır.

Bu sebeple Amerika’dan fazla Amerikanlık taslayan ağaların ve ağalara uşaklık eden sözde milliyetçilerin, vatanseverliklerinden şüphe ediyoruz. Türk ekonomisini dilencilikle yaşar hale getirerek yeni bir “Düyunu Umumiye” devri açan ve zengin amcalarımızı kızdırmak endişesi ile milli kurtuluş hareketlerini desteklemekten korkan idarecilerin milliyetçiliğine inanmakta güçlük çekiyoruz.

Sosyalizmin temel hedeflerinden biri, en kısa zamanda ekonomik bağımsızlığın gerçekleştirilmesi ve dış kredilerin eşit şartlarda alınmasının sağlanması olacaktır. Sosyalizm, bu anlamada milliyetçidir. Milliyetçilik babında, Sosyalistlere toz kondurabilecek fazla sayıda babayiğit mevcut olmasa gerekir.

Esasen sosyalizmi, Halkçılık, Devletçilik, Devrimcilik, Laiklik, Cumhuriyetçilik ve Milliyetçilik ilkelerine dayanan Atatürkçülüğün en tabi sonucu ve devamı sayıyoruz. Sosyalizmin, Atatürk Devrimlerini geliştirme ve ileri götürme yolu olduğuna inanıyoruz.

Sosyalizm, Atatürkçülük kadar, demokrasinin de tabii sonucudur. Demokrasi, Sosyalizmin ikiz kardeşidir. Bu hedefe, ya ihtilalci ya da klasik demokrasinin sağladığı imkanlardan faydalanılarak varılabilir. Biz, Sosyalizme ikinci yoldan ulaşılmasını tercih ediyoruz. Gerçek bir söz ve teşkilatlanma hürriyeti tanındığı takdirde, Sosyalizmin normal yollardan başarıya ulaşacağına güveniyoruz.

Anayasanın tanıdığı hürriyetlerin gerçekleştirilmesi, korunması ve antidemokratik kanunların tasfiyesi için ön safta mücadele edecek olanlar , hiç şüphe edilmesin, Sosyalistlerdir. Yalnız bu noktada çok aşırı hayallere kapılmamak ve mevcut düzenden faydalananların mukavemetlerini küçümsememek lazım. Bugün açık rejim adı altında mutlu azınlığın diktasını yürütmeye çabalayanların nerelere kadar gidebilecekleri iyi bilinmeli. Daha düne kadar hürriyet şampiyonluğunu kimseye vermek istemeyenlerin çıkarlarına dokunulur dokunulmaz, faşist usullere rahatça başvurdukları unutulmamalı.

Dünkü hürriyet şampiyonları şimdiden klasik demokrasiye gerçekten inanmış insanlara yakışmayacak tehditler savuruyorlar. Antidemokratik kanunlara el atmaktan kaçınıyorlar. Bu sebeple, bugün Türkiye’de demokrasi imtihanını Sosyalistler değil, iktisadi ve siyasi gücü ellerinde tutanlar vermekteler. Sosyalist mücadelenin şeklini, iktidarların davranışı tayin edecektir. Demokratik yollardan demokrasiye ulaşmak isteyen sosyalistler, bunu önlemeye çalışacak demokrasi düşmanlarıyla sonuna kadar savaşmaya hazır olmalıdırlar.

Sosyalizm bu mücadeleden başarıyla çıkacaktır. Zira Ota Çağı ve tahammülü gittikçe güçleşen istismar düzenini tasfiye edemeyen, iktisadi kalkınmayı gerçekleştirmek yerine dilencilikle yaşamaya yönelen, bugünkü Atatürkçülüğe aykırı gidiş, daha çok uzun müddet sürüp gidemez. Sosyalizm tek kurtuluş yolu olduğu, çok geçmeden anlaşılacaktır. Yalnız Sosyalizm, Alaaddin’in sihirli lambası gibi, kendiliğinden her derde deva olacak değildir. Bu sebeple Sosyalistler klişelerden kurtulup, Sosyalizmin memleketimizde uygulanış şartları ve bunun ortaya çıkardığı müşahhas meseleler üzerinde açık ve kesin görüşler ortaya koymak zorundadır.


YÖN, Sayı 36, 22 Ağustos 1962

Doğan Avcıoğlu
Logged

    "Türk milleti dindar olmalıdır yani, bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Bizzat hakikate nasıl inanıyorsam buna da öyle inanıyorum... Din şuura muhalif, ilerlemeye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor." (Maurice Perno ile yaptığı ropörtaj 11 Şubat 1924 (Atatürk'le Konuşmalar, Cumhuriyet Gazetesi eki, s. 111) 
Kullanıcı Bilgileri
alptuğ
Alp
Bölüm Yöneticisi
******


Başarı Puanı: 8
İleti Sayısı: 772
Nerden: Elazığ- Van arası değişiyor
Cinsiyet: Bay

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #2 : Şubat 05, 2008, 10:39:57 ÖS »

Yazılar için sağol keşke sosyalist bir ülke olabilseydik bu duruma düşmezdik

Fidel Castro'nun güçlü Kübası gibi kendi halimizde yaşardık ve bizi sömüren biri olmazdı o zaman.
« Son Düzenleme: Şubat 05, 2008, 10:44:35 ÖS Gönderen: alptuğ » Logged

kendimi unutmak istiyorum yol kenarına biriken kuru yapraklar gibi
 
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: