Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: anlatım bozuklukları  (Okunma Sayısı 40 defa)
Kullanıcı Bilgileri
aykut
Yeni Üye
*
Avatar Yok


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 2
Nerden:

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« : Mayıs 06, 2008, 10:46:33 ÖÖ »


türkçeden dönem ödevi aldım ama daha hiç kelime bulamadım yardım istiyorum
Logged
Kullanıcı Bilgileri
aykut
Yeni Üye
*
Avatar Yok


Başarı Puanı: 0
İleti Sayısı: 2
Nerden:

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #1 : Mayıs 06, 2008, 10:48:20 ÖÖ »

anlatım bozuklukları
Logged
Kullanıcı Bilgileri
*e*s*r*a
kOnUsARoCk_PiNk
Daimi Üye
***


Başarı Puanı: 2
İleti Sayısı: 95
Nerden:
Cinsiyet: Bayan

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #2 : Mayıs 06, 2008, 12:05:29 ÖS »

*Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması
*Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması
*Bir kelimenin yerine yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılması
*Birbiriyle çelişen sözlerin bir arada kullanılması
*Eklerin yanlış kullanımı
*Özne-yüklem uyumsuzluğu: Farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanması
*Nesne-yüklem uyumsuzluğu: Nesne eksikliği
*Tümleç yanlışları
*Düşünme ve mantık hataları
*Fiilin veya yardımcı fiilin yanlış kullanılması
*Tamlama yanlışları
*Kelimelerin yanlış yerde kullanılması
*Birleşik cümlelerde yüklemler arasındaki uyumsuzluk
 
Dilin en önemli görevi onu kullanan insanlar arasındaki anlaşmayı sağlamaktır. Söylenmek istenen her şey, açık, yalın ve anlaşılır biçimde dile getirilmelidir. İyi bir cümlede kelimeler yerli yerinde kullanılmalı, gereksiz kelimelere yer verilmemeli, anlatılmak istenenin dışında bir anlam çıkarılmasına mahal verilmemelidir. Eğer konuşmada ve yazmada açıklık, yalınlık ve anlaşılırlık yoksa ortada bir anlatım bozukluğu var demektir. Günlük konuşmalarımızda hâliyle anlatım bozuklukları yapılacaktır. Bunlar toplumdaki yerimize (statü) ve aldığımız eğitime bakılarak hoş görülür ya da görülmez. Ama yazılı anlatımda bu bozukluklar asla affedilemez. Çünkü yazı dili kültür dilidir. Kültür, bu ifade sayesinde kalıcılaşır. Eğer bu ifadede de bozukluklara yer verilirse insanlar arasında hem anlaşma eksikliği ortaya çıkar hem de farklı anlaşma yolları bulunur. Meselâ radyolarda program yapanların kendi aralarında oluşturmaya kalkıştıkları dil gibi. İster istemez bizim de oluşmasına katkıda bulunduğumuz kolaycı, “kısa yol”cu bir dil daha vardır: “...dermişim”, “...falan”, “...yok böyle bir şey”, “kolum iptal oldu”...

Şimdi en çok karşılaştığımız anlatım bozukluklarını örneklerde görelim:   
Eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması
Bu konuda herkesin fikir ve görüşünü almalısınız.
Hava sıcaklığı sıfırın altında eksi sekiz derece imiş.
Yirmi dakika geçmesine rağmen program henüz, hâlâ başlamadı.
Güç ve müşkül zamanlarda üstüne düşeni yerine getirir.
Ben çok varlıklı, zengin biri değilim.
Neşeli, sağlıklı, şen bir görünüşü vardı. 
Anlamı zaten diğer kelimelerde bulunan kelimelerin gereksiz yere kullanılması
Cümlede gereksiz sözcük kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. Bir cümlede gereksiz sözcük bulunduğunu anlamak için, sözcük cümleden çıkarılır. Bu durumda cümlenin anlam ve anlatımında bir bozulma oluyorsa o sözcük gerekli, olmuyorsa gereksizdir.
“Satıcı burnu havada, kendini beğenmiş biri.”
cümlesinde “burnu havada” sözünün verdiği anlamla “kendini beğenmiş” sözünün verdiği anlam aynıdır. Öyleyse bu cümlede bu iki sözden biri gereksizdir. Cümleden çıkarılmalıdır.
“Yaklaşık beş yıl kadar bu Edirne'de oturduk.”
cümlesindeki “yaklaşık” sözcüğü ile “kadar” sözcüğü cümleye aynı anlamı katmıştır. Bu nedenle bu iki sözcükte biri cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.

Bir cümlenin anlamı içinde bulunan başka bir sözü cümlede kullanmak da gereksiz sözcük kullanımına girer. Cümlede böyle bir sözcük varsa, o cümle de anlatım bakımından bozuktur.

Dışarı çıkmak istediğini kulağıma alçak sesle fısıldadı.”
cümlesindeki “fısıldadı” sözcüğü zaten “alçak sesle” yapılan bir eylemdir. Bu nedenle ayrıca bir “alçak sesle” sözüne gerek yoktur. Bu nedenle bu söz cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.
“Eve arkadaşı ile birlikte geldi.”
cümlesindeki ile edatı cümleye birliktelik anlamı kattığı için ayrıca bir birlikte sözcüğüne gerek yoktur. Bu nedenle bu sözcük cümleden çıkarılarak anlatım bozukluğu giderilmelidir.
Örnekler:
Şirketteki mevcut ikilik günden güne büyüyor.
Yaşanmış deneyimlerinden hareketle bu sonuca varıyor.
Millî maçın oynanacağı gün yaklaştıkça, ülkedeki heyecan gittikçe artıyor.
Yanına gidiniz, konuşarak derdinizi anlatınız.
Problemi çözmek için iki arkadaş üç saat süre ile uğraştılar.
Japonya’daki arkadaşıyla on yıl boyunca karşılıklı mektuplaştılar.
Az kalsın merdivenlerden düşeyazdı.
Çocukların davranış biçimlerinde gariplikler görüldü.
Takımın, boyu en kısa oyuncusu bendim. 
Bir kelimenin yerine yanlış anlam verecek şekilde başka bir kelime kullanılması.
Bazen sözcükleri yanlış şekilde başka bir anlama gelen bir sözcüğü o anlamının dışında kullanırız. Bu tür kullanımlar cümlenin anlamını etkiler.
“Futbolcu, attığı muhteşem golle takımının galip gelmesine neden oldu.”
cümlesindeki “neden olmak” eylemi daima olumsuz anlamlar verecek biçimde kullanılır. Oysa maçın kazanılması olumlu bir durumdur. Öyleyse “neden oldu” sözü bu cümlede yanlış kullanılmıştır. Bunun yerine cümle “...gelmesini sağladı.” şeklinde bitirilebilir.
“Tanımadıkları bir ortama gelen kişiler ilk başlarda çekimser olur.”
cümlesindeki “çekimser” sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır. Bu sözcük görüş bildirmekten çekinmek anlamındadır. Oysa cümlede verilmek istenen anlam “ürkek, sıkılgan”dır. Öyleyse bu cümlede “çekingen” sözcüğü kullanılmalıdır.
Bu iki sınıf arasındaki ayrıcalık tespit edilemedi.
Örnekler:
Yeni kaydolan öğrenciler bu kadar çekimser davranması normaldir.
Petrol fiyatlarının ucuzlamasına halk olumlu tepki gösterdi.
Olayların gerçek yüzü araştırmalar sonucunda ortaya çıkacak.
Küçük kızın saçları hayli büyümüş.
Ormanda yetişen bir çam fidanını salonunuzdaki saksıya ekemezsiniz.
Son dakika içerisinde attığı golle takımının galip gelmesine yol açtı.
Başarısızlığını düzensiz çalışmasına borçludur.
Böyle hareketler ülkede demokrasinin işlememesini sağlayacaktır.
Yarın İzmir’e gidecek; buna zorunlu.
Elindeki bıçağı vücuduna batırmış.
Bu, Türkiye’ye özel bir durumdur.
Buradan gidersek yakalanma şansımız nedir? 
Birbiriyle çelişen sözlerin bir arada kullanılması
Kesinlikle yarın gelebilirler.
Şüphesiz bu sözleri bütün öğrenciler duymuş olmalı.
Aşağı yukarı bundan tam yirmi yıl önceydi.
Sözünü ettiğiniz şairin herhâlde on altıncı asırda yaşadığını zannediyorum.
Eminim bu saatlerde eve gelmiş olmalı
Mutlaka bir gün çocukluk arkadaşlarını belki yine arayacak.
Yanılmıyorsam, bu ikisinin aynı şey olduğunu tahmin ediyorum. 
Eklerin yanlış kullanımı
Öğrencilerin başarısına ilgilenmek gerekir.
Bizi en çok sevindiren onun bu sınavı kazandığıdır.
Bazı yolcuların giriş işlemleri yapmaya başlandı.
Dünkü toplantıda Ali bize sınıf arkadaşlarını tanıştırdı.
Biricik arzumuz sınavı kazanmak ve iyi bir bölüme girmemizdir.
Bu çocuklar, fakir bir ülkenin, savaş nedeniyle kendileriyle ilgilenilmeyen, gerekli eğitimi alamayan çocuklardır.
Yazarlarımızın köy yaşantısına ilgilenmeleri toplumumuz açısından çok yararlıdır. 
Özne-yüklem uyumsuzluğu: Farklı yüklemlerin aynı özneye bağlanması
>>Türkçe'de bazı özneler olumlu, bazıları olumsuz anlamlar verir. Buna göre yüklemlerin de olumlu, olumsuz çekimlenmesi gerekir.
“Kimse gelmemiş, maça gitmiş.”
cümlesinde “gelmemiş” olanlar ile “gitmiş” olanlar aynı ancak “kimse” olumsuz bir öznedir ve yüklemi daima olumsuz çekimlenir. Oysa “gitmiş” olumlu bir çekimdir. Yani ikinci cümle özneyle uyum sağlamamıştır. Buna “hepsi” şeklinde bir özne getirilmelidir.

>>Cümlede öznenin ifade ettiği şahıslarla yüklemin bildirdiği şahıs arasında bir uyum olmalıdır.

“Bu soruyu ancak ben ve sen çözebiliriz.” (biz)
“Ödülü sadece ben ve sınıf arkadaşım kazanmıştık.” (biz)
“Sen ve kardeşin hangi okulda okuyorsunuz?” (siz)
“Sen hatta hepiniz bana yardım edin.” (siz)
“Sen ve arkadaşların beni iyi dinleyin.” (siz)
“Kardeşim ve annem okula gitti.” (onlar)
cümleleri buna örnektir.

>>Öznenin insan ya da başka varlıklar olması da yüklemin tekil veya çoğulluğunu etkiler. Eğer özne bitkiler, hayvanlar, cansız varlıklar ya da soyut kavramlarsa, yüklem daima tekil olur. İnsanlar çoğul özne olduğunda ise yüklem tekil veya çoğul olabilir.

“Kuşlar ağaçlarda ötüyorlar.”değil, “Kuşlar ağaçlarda ötüyor.”olmalı.
“Korkular üzerine gidildikçe azalırlar.”değil “azalır.” olacak.“Öğrenciler öğretmeni dinliyor.”şeklinde de doğrudur, “dinliyorlar.” şeklinde de.

>>Türkçe'de sıfatlar çoğul anlam verirse isimler çoğul eki almaz. Bu özellik genellikle belgisiz sıfatlarda görülür.

“Birçok insanlar bu kitabı beğendi.”
cümlesinde “birçok” sıfatı çoğul bir anlam verdiği hâlde “insanlar” sözü de çoğul eki almıştır. Cümleden çoğul eki çıkarılmalıdır.
Herkes ondan nefret ediyor, yüzünü görmek istemiyordu. 
İkinci cümlenin öznesi eksik. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış.
Hiçbiri anlatılanlara inanmıyor, kendi fikrinden ısrar ediyordu. 
İkinci cümlenin öznesi eksik. İlk özne yanlış anlam verecek şekilde ortak olarak kullanılmış.   
Nesne-yüklem uyumsuzluğu: Nesne eksikliği
Bu konuda öğrenciler aralarında anlaşıp karar verecekler ve uygulayacaklar.
Söylenenlere hemen inanıyor ve her yerde savunuyordu.
Kendisine bütün sınıf adına teşekkür eder ve tebrik ederim.
Onlara niçin bu kadar yardım ediyor ve destekliyorsun?
Büyüklere gereken saygıyı göstermeli, incitmemeliyiz.
Bize yardım edeceklerine inanıyor ve bekliyoruz.
Tümleç yanlışları
Cümlede, kullanılması gereken bir ögenin bulunmaması, anlatım bozukluğuna yol açar. Bu, daha çok ortak kullanılan ögelerde görülür. Çünkü Türkçe’de her fiil, ögeleri aynı eklerle kendine bağlamaz.
“Türkçe öğretmeninin yanına gitti, bir soru sordu.”
cümlesindeki ögeleri inceleyelim: “gitti” ve “sordu” yüklemdir. Giden ve soran kişi yani “o” gizli öznedir. Yani “o” ögesi her iki yüklemin ortak ögesidir. Bu ortak ögeyi yüklemlerle kullanalım. “Türkçe öğretmeninin yanına gitti.” doğrudur; ancak “Türkçe öğretmeninin yanına soru sordu.” denemez, “Türkçe öğretmenine soru sordu veya ona soru sordu.” olmalı. Yani ikinci cümleye bir dolaylı tümleç gerekmektedir.
“Bebeğe sevgiyle baktı, sevdi.”
cümlesinde nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. Bu bozukluk ikinci cümleye “onu” sözcüğü getirilerek giderilir:
“Bebeğe sevgiyle baktı, onu sevdi.”
Kayaya yaklaşıyor muyuz, yoksa uzaklaşıyor muyuz?
Öğrencileri, teşvik etmeli, yüreklendirmeli, destek olmalıyız.
Olanları böyle değerlendirmek, bu gözle bakmak gerekir.
Öğrencileri rahat edecekleri odalara yerleştirmiş, bütün imkânları sağlamıştı.
Duvarları kirletmek,yazı yazmak kesinlikle yasaktır.
Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa çıktı? 
Düşünme ve mantık hataları
Problemleri karşılıklı anlayış ve birlik içinde çözeceğiz.
Yiyecek bir lokma ekmeğimiz hatta yemeğimiz bile yok.
Bu yazıyı değil okumak, anlamak bile imkânsız.
Bölgeyi iyi tanımasına rağmen her yeri gezdi.
Yarın mutlaka bir gazete almayı unutmayın.
Yarının mutlu günlerine özlem duyuyorum. 
Fiilin veya yardımcı fiilin yanlış kullanılması
Ben ona ağabey, o da bana kardeşim derdi.
Bazı yiyecekler sağlı yerinde ve yaşlı olmayan kişilerce özellikle yenmelidir.
Kitap için kendisine verilen paranın eksik ve yeterli olmadığını söyledi.
Ekşiyi az, acıyı ise hiç sevmezdi.
Gerekli yerlere başvuruda bulunmuş, ama bir sonuç almış değiliz.
Çorbaya biraz acı, biraz da tuz ve limon sıkılabilirdi.
Boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi.
Hangisinin başarılı, hangisinin başarılı olmadığını öğreneceğiz.
Çok az veya hiç çalışmadan çok para kazananlar var. 
Tamlama yanlışları
Verilen cümledeki özne ve zarf tümlecini bulun.
Bu ülkeye teknik ve bilgi yardımında bulunulacak.
Pasta ve meyve suyu ikram edilecek.
Son derste belgisiz ve sayı sıfatlarını öğrendik.
Siyasî ve ekonomi ilişkileri çıkmaza girdi.
Bu bölge coğrafî ve iklim açısından ilgi çekici özelliklere sahiptir.
Kar yüzünden tüm özel ve devlet okulları tatil edildi.
Ülkemiz Bosna’ya askerî ve gıda yardımı yaptı.
Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi.
Kelimelerin yanlış yerde kullanılması
Bazen sözcük doğrudur ancak cümlede bulunduğu yer doğru değildir. Bu durum cümlenin anlamını bozar.
“Yeni durağa varmıştım ki otobüs geldi.”
cümlesinde “yeni” sözünün yeri anlatımda bozukluğa yol açmıştır. Çünkü burada söylenmek istenen, durağın yeniliği değil, durağa varmanın yeni, henüz yapıldığıdır. Cümlenin doğrusu:
“Durağa yeni varmıştım ki otobüs geldi.” şeklinde olmalıdır.
Yeni durağa gelmiştik ki otobüs de hemen geldi. (değil)
Durağa yeni gelmiştik ki otobüs de hemen geldi. (olmalıdır.)
Bu toplantıda çekinmeden düşünceler dile getirilmeli. (değil)
Bu toplantıda düşünceler çekinmeden dile getirilmeli. (olmalıdır.)
Her yolda kalan insana yardım etmeliyiz.(değil)
Yolda kalan her insana yardım etmeliyiz.(olmalıdır.)
İdare, henüz yarın ders yapılıp yapılmayacağını bildirmedi.(değil)
İdare, yarın ders yapılıp yapılmayacağını henüz bildirmedi.

İzinsiz inşaata girilmez.(değil)
İnşaata izinsiz girilmez.(olmalıdır.)

Birleşik cümlelerde yüklemler arasındaki uyumsuzluk
Her ne kadar iyi hazırlanılmışsa da istenilen sonucu alamadı.
Bir yıl boyunca devamlı çalışarak kazanıldı.
Her ne kadar şehir dışına taşınmışsa da beklenen huzur bulunamamıştı.

 aykutumarım işine yarar Kararsız Gülümseme
 
Logged

*e*s*r*a&a*l*i
         sEnİ ÇoK SeViYoRuM.....''hayatımın anlamı''
Kullanıcı Bilgileri
***rüya***
Rüya
Bölüm Yöneticisi
******


Başarı Puanı: 18
İleti Sayısı: 1.470
Nerden: Artık Türkiye...
Cinsiyet: Bayan

Üyelik Bilgileri Çevrim İçi
« Yanıtla #3 : Mayıs 06, 2008, 08:03:57 ÖS »

BUNLAR DA BENDEN...


 Anlatım Bozuklukları İle İlgili
Karma Cümleler

 

» Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban adlı romanında, Yunanlıların Türklere yaptığı zulmü çok ayrıntılı bir şekilde anlatmış ve bazı Türk köylülerinin Yunanlılara kucak açmasını eleştirmiştir.
» Kalp Arapça bir sözcüktür ve bu sözcüğün sonu sert ünsüzle bitmektedir.
» Ağlayan kadın, yaşlı gözlerle kendisine sorulanları cevaplıyordu.
» Zaman zaman şiir yazıyor ve yayımlıyorum; ama ben şiiri hiçbir zaman köşe yazarlığı olarak görmüyorum.
» Yeni yapılan bir müze törenle hizmete açıldı.
» Adana’da otobüs bileti fiyatları yeniden ayarlandı.
» Bütün gün anlattığın o işi düşündüm.
» Mehtaplı pırıl pırıl bir gecede çiseleyen yağmur altında dolaşıyorduk.
» Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
» Birçok seneler geçti dönen yok seferinden
» Seçim döneminde her çeşit siyasal etkinliklerin yasaklanması gerekir.
» Bahçe sahibi gelince yavaş yavaş kaçıverdik.
» Son yazdığı romanına, isim bulmakta bir hayli zorlandı.
» Bu ayrılık hasreti canıma yetti.
» Politikacıların çoğu taraftarlarının oylarını cepte keklik sayıyorlar.
» Ankara, bir zamanlar surlarla kaplı bir şehirdi.
» Televizyon bize çok ucuza patladı.
» İşlediğin cezaların sonucuna katlanman gerekiyor.»»
» Bölgedeki yangınların sabotaj sonucu çıktığı öngörülüyor.
» Takımlar son final maçının hazırlıklarını tamamladı.
» Bu konuda değişik alternatiflerimiz de vardı.
» Deriden yapılmış meşin bir çanta vardı elinde.
» Giyiminize ve kuşamınıza dikkat edin.
» Evleri denize karşıydı; fakat güzel bir evdi.
» Sergideki resimlerimin hepsi benim eserimdir.
» Geçen hafta kaybolan Ahmet’in kalemi bulundu.
» Babası istedi diye başka bir semte taşınan komşularına yardım ediyordu.
» Ağır ağır uzandığı yerden kalkarak balkon kapısını araladı.
» Her zaman için açıkça düşündüklerini ifade eder.
» Bu yemeğin kokusu fırında pişmiş köfteyi andırıyor.
» Seni kardeşim kadar seviyorum.
» Bana benziyordu oğlumun gözleri.
» Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler.
» Bu adam ortanca oğluna benziyordu.
» Annem ve babam aynı gün evlenmiş.
» Öldüğü günden beri onu hiç görmedim.
» Elleri bir yılanınki kadar soğuktu.
» Kitabımı komşunun oğluna verecektim ;ama onu evde bulamadım.
» Çocuklar üstlerini başlarını batırmışlar ,onları yıkamalıyım.
» Arkadaşımla gezerken babam telefon açtı,işim olduğunu söyleyip ondan özür diledim.
» İnsanlık, deprem ve sel gibi beşeri afetlerden çok zarar gördü.
» Yemekler yenildi çaylar içildi.»»
» Benim buraya geldiğimi kimse istemiyor.
» Olay, arkadaşlarının ters davrandığından kaynaklandı.
» İki yılda şirketin karını dört kat arttırdık.
» Kadının saçları ağarmış olmasına rağmen hala güzeldi.
» Tavanın sapı çıktığı için artık kullanılamıyor.
» Herkes içeri girsin dışarı çıkmasın.
» Ay bir yandan sen bir yandan sar beni.»»
» Çok çalışmaktan yorgun düşmüş ,sağlığım bozulmuştu.
» Saksı 2. kattan aşağı düştü.
» Kardeşini bulmak için bir aşağı bir yukarı çıkıyor.»
» Suçlunun evini bastılar yakalayıp polise teslim ettiler.
» Bu adamların ve kadınların çocuğu da bizim okuldaydı.
» Dayımın üç kız çocuklarından biri liseye gidiyor.
» Dün yağan yağmur ekinlere zarar verdi.
» Araba çekilmeye çalıştıkça daha da batıyordu çamura.
» Marmara’da ölmüş bir kadın cesedi bulundu.
» Yüzme en iyi denizde öğrenilir.
» Hem kendinde hem de arabada epey hasar varmış.
» Parayı önemserim ;ama gereğinden fazla da değer vermem.
» Bana unut dediler seni, unuttum.
» Bu şehrin üç yerinde üç ayrı gözyaşım var: Biri seni ilk gördüğüm yerde, biri beni ilk öptüğün yerde, biri de ya beni terk edip gideceğin ya da daima seveceğin yerde.
» Dünyaya yoksul geldim, yoksul gideceğim.
» Kimi insanlar odaya girdiğinde aydınlatır kimisi çıktığında
» Yıllar sonra doğduğu kasabaya gitmeyi hiçbir zaman istemedi.
» Hangi işe elimi atsam yüzüme gözüme bulaştırıyorum.
» Sen doğdun herkes güldü, bir tek sen ağladın.Öyle yaşa ki sen öldüğünde herkes ağlasın ,yalnız sen gül.
» Senin gibi çok duyarlı bir insanın aşk ile sevgi arasındaki farkı anlamaması beklenemezdi.
» Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra , hayata bakış açılarında önemli değişiklikler olmuştur.
» Meyveler çok dolapta kaldığı için tatları değişmiş.
» Sen bunca zorluğa nasıl dayandın,nasıl başa çıktın?
» Bu durumda karşıdan gelen araçlar bizi,biz de onları görürüz.
» Sanatçı eserlerine duygularını katarak ölümsüzleştirebilir.
» Komisyon başkanının açıklamaları hiç şüphesiz olayın aydınlanmasına yardımcı olabilir.
» Koltuğuna oturmuş soğuk kanlı bir biçimde heyecanla maçı izliyordu.
» Bu tür kazalar ölüme hatta yaralanmalara yol açabilir.
» Konuyu çok değişik farklı kaynaklardan araştırdım.
» İnsanlar arasında sevgi tohumları dikmek için uğraşıyor.
» Herkes birbirini tanıyor;ama birbiriyle konuşacak konu bulamıyordu.
» Bu olay hepimizin ilgisini çekti ve derinden sarstı.
» Türk ve yabancı basında sinema üzerine yazıları ilk kez 1947 yılında yayımlandı.
» Her kuruluş bu konuda gereken önlemi alması gerekir.
» Ali’yi top oynarken gördüm.
» Kimi rüyalar insanların gelecekleri hakkında önemli ipuçları verebilirler.
» Eski eserlere önem vermeli,gelecek kuşaklara tanıtmalıyız.
» Kitapçıdaki sorular incelendi ve öğrencilere dağıtıldı.»
» Herkes bu davanın çok uzayacağına inanıyor ,kısa sürede sonuçlanacağına ihtimal vermiyordu.
» Onları görmek istemediğini dolaylı yoldan ima etti.
» Galiba hepimiz güncel hayatın karmaşası içinde sevdiklerimizi ihmal ediyoruz.
» O yıllarda evimizin bütün gerekli ihtiyacını amcam karşılıyordu.
» Bundan sonra ek ilave önlemlerin alınmasını sağlamalıyız.
» Boş vakitlerimde korku romanları okumasını çok seviyorum.
» Büyük şairlerin eserleri ne düşünce dünyasıyla ne de hayal dünyasıyla tam olarak bağdaşmaz.
» Öğretmenin yüksek sesle bağrışı,sınıfta bir sessizlik yarattı.
» Hayat herkes için kıymetlidir ;fakat anlamı kişiye göre değişir.
» Henüz uçak kazasından daha hiçbir haber alınmadı.
» Bu uçsuz bucaksız çölün ortasında bir atım ,bir de ben varım.
» Evin balkonundan akan insan selini büyük bir dikkatle izliyordu.
» Bir topluluk olarak onlar bizi ,biz de onları önemsemiyoruz.
» Pencereden uçan kuş sürülerini seyrediyorum.
» Bazı olayları sıcağı sıcağına hiç bekletmeden aktarmak gerekir.
» Bizimle birlikte sinemaya gelenler el kaldırsın.
» Bahçeye çam fidanı ,tarlaya buğday ekeceğiz.
» Bu lekeler çiçek hastalığının ilk belirtileriydi.
» Öğrencisinin başarısını övmek için yaptığı konuşmada sözünü esirgemedi.
» Çocukları aşağılık duygusuna iten ve güvensizlik veren davranışlardan sakınmalıyız.
» Annem sokağa çıkarken eşarbını ve yakası kürklü mantosunu giyer ,öyle çıkardı.
» Seni uyarmamın nedeni çok sevdiğimdendir.
» Bu sorunları sosyal ve hukuk devleti kurallarıyla çözümleyeceğiz.
» Ekmeğini ve suyunu içtiğim bu insanlara ihanet edemem.
» Yaşamı boyunca ülkesini tanıtmak ,yararlı olmak amacıyla çalıştı.
» Sanatçı yazın yaşamına şiirle başlamış ,romanla sürdürmüştür.
» O ,iş dönüşünde bize uğrar, beş on dakika sohbet ederdi.
» Hiçbiri düzenli çalışmamış,bu nedenle de sınıfta kalmıştı.
» Bazı öğrenciler bahçede toplanmışlardı.
» El dokuması kilimlerimiz,dünyanın büyük müzelerinde sergilenmesi beni mutlu ediyor.
» Şairin şiir yazdığı ortam rahatsa daha güzel şiirler yazar.
» Onunla ilgili yaşadığım anıları hatırladıkça kendimi gülmekten alıkoyamıyordum.
» Ben ansiklopedileri,arkadaşım da bilim teknik dergilerini inceliyordu.
» Birçok okuyucu bana bu konuda katılıyorlar.
» Seni bu kadar sevdiğimi bu kadar bağlandığımı bilmiyordum.
» Hazırlıksız öğrencilerin karşısına çıkmak yeni bir öğretmeni zor durumda bırakır.
» Yaşlı kadın kapıdaki çocuğa senden büyük ağabeyin var mı diye sordu.
» Gazetedeki çalışan herkes aylığının az olmasından şikayetçiydi.
» Çocuğu yönlendirirken sık sık öğüt vermek yanlıştır.
» Bana yanlış ithamlarda bulunuyorsunuz.
» Haberi hem gazetelerden hem de televizyondan izledim.
» Koca salonda ben ve bir yabancı kalmıştı.
» Ülkemizi yarın ziyarete gelen Fransa devlet başkanı iki gün sonra geri dönecek.
» Herkes sorumluluğunun bilincinde olması gerekir.
» Ülkemizdeki oto yedek parçalarının büyük bir kısmı yurt dışından ithal ediliyor.
» Ülkemizde çıkarılan bor mineralleri yurt dışına ham olarak ihraç ediliyor.
» Öğretmenler bilgiye ulaşmada öğrencilere rehber olup yol gösterendir.
» Uzanıp tutuver elimi, ne olur geri dön.(Sezen Aksu)
» Bir çizik attın gönlüme, kanattın(Tarkan)
» Eğer yazdığım şiirler tarafsız bir gözle incelenirse gerçek değeri anlaşılır.
» Bu küçük çantadan tomar tomar paralar çıktı.
» Yarışmada hepinize bol şanslar diliyorum.»
» Gerektiğinde susmasını bilmek gerekir.»
» Eldeki verilere bakarak eğitimin daha da kötüye gideceğini savundu.
» Ülkemizdeki enerji yetersizliğinden, bazı yörelerimizde elektrik kısıntısı başlayacak.
» Yaptığı resimleri ve karikatürleri bize gösterdi.
» Yazar bu romanda köy gerçekliğini ele almış.
» Testleri bizim öğretmenler hazırlamış, bir kurul tarafından da denetlenmiş.
» Eski dostları ara sıra aramak ve sohbet etmek iyi oluyor.
» Dün konuştuklarımızı anlattığını sanmıştım.
» Futbolda ortaya çıkan bu skandal nedeniyle birçok futbolcuların takımdan uzaklaştırılacağı söyleniyor.
» Bütün eski kitapların ciltlerini yeniledikten sonra raflara dizdik.
» Ben şiiri senden daha çok severim.
» Müdürümüz, sizin ve yeni işe başlayan Aslı Hanımın raporunu çok beğendi.
» Mahalledeki fakirlerle ilgilenen ,yardım eden bu adamı kimse tanımıyordu.
» Depremin olacağını herkes biliyor ama önlem almayı düşünmüyordu.
» Yemeğe arkadaşını da yanında getirdi.
» Arkadaşım eve ben sinemaya gittim.
» Başkaları için de olsa çalışmak bize zarar getirmez ,aksine yüceltir.
» Onların Orhan adında bir çocukları doğdu.
» Beğendinizse herkese, beğenmedinizse hiç kimseye söylemeyin.
» Ülkemiz giderek, Batı’ya yaklaşıyor mu, uzaklaşıyor mu bu bir tartışma konusu.
» Bilime ne denli önem verirseniz, o ölçüde yararlanırsınız.
» Dinleyicileri coşturdu,neşeli dakikalar yaşattı.
» Adlaşmış sıfat ve zamirlerden sonra virgül kullanılır.
» Yeni evleri biter bitmez taşınacaklarmış.
» Adamı tanımadığım birine benzettim.
» Müdür beyin sinirleri bir hayli bozulmuş ve ziyadesiyle üzülmüştü.
» Çocuğun elindeki balonlar patladılar.
» Sanatçı Avrupa kültürüne hayran olmuş, yakından tanımıştı.
» Türkçede sayı ve belgisiz sıfatlardan sonra gelen adlar çoğul eki almaz.
» Herkese başarılarını anlatır, kendine hayran olmasını isterdi.
» Geçirdiğim rahatsızlığı büyük bir başarıyla ameliyat ederek sağlığıma kavuşturdu.»
» O kurumda eğitim görmüş herkes,saygılı ,hoşgörülü ve esnek olmak gibi çok önemli erdemler kazanmışlardır.»» öss
» Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.öss
» Ozan, 1940 yıllarında yeni şiirimizin başta gelen adlarından biriydi.» öss
» Ekonomileri daha çok, yetiştirdikleri hayvancılığa dayalı.» öss
» Birçok okullarda on yıl süreyle öğretim görmüştü.
» Bu tembellik onun sınıfta kalmasına hatta zayıf almasına sebep olacak.
» Ne sen onu ne o seni anlıyor.
» Ne sen beni unut ne de ben seni.
» Ne onlar beni aldattı ne de ben onları.
» Otobüs yoğun sis yüzünden karşıdan gelmekte olan kamyonla çarpıştı.
» Sanır mısın ki bu sözleri millet dinler ve inanır.
» Genç yabancıya doktorun evini tarif etti.
» Üç saat süreyle görüştükten sonra basına bir açıklama yaptılar.
» Seni ömür boyu seveceğim ve değer vereceğim.
» Yaklaşık olarak tam üç yıl kaldık o şehirde.
» Yeni kurulan üniversite rektörleri cumhurbaşkanınca atanır.
» Onun tanıklığı ticari itibarımı sarsabilir, belki de hapse attırabilir.
» İyi romanlar yazmak isteniyorsa, bu romanların dil ve anlatımına özen gösterilmelidir.
» Bir işin yapılmasını istiyorsan kendin ,yapılmasını istemiyorsan başkasını gönder.
» İnsanlığın nefretine yol açan nükleer silahsızlanma görüşmeleri çıkmaza girdi.»»
» Fen ve askeri liselere hazırlık kurslarımız başlamıştır.
» Spor kulübünün en iyi ciritçisi ,kulübünde branşının en iyisi olmaya çalıştığını söyledi.
» Gençlik sorunlarını iyi biliyor.
» Genel Kurul, bu kararı 68′e karşı 59 oyla almıştır.
» Arkadaşını kutladı ve tebrik etti.
» Siyasal düşüncelerinde ısrarlı ama inatçı değildi.
» Onu ne gördüm ne de bir şey söyledim.
» Arkadaşını çağırdı ve teşekkür etti.
» Asıl yanılgısı romanla öykü arasındaki ayrıcalığı göremeyişinden doğuyor.
» Sorumluluğunu kötüye kullanıp kullanılmadığı araştırılıyor.
» Üniversitelerimizin durumu düzelmedikçe, çağdaş üniversite olma niteliklerini büsbütün yitirebilir.
» Görevliler halka hizmet etmeli ve hor görmemelidir.
» İşveren, işçilerin bu çok haklı itirazlarına da göz yummuştu.
» Yazarın yetişmesine elverişli ekonomik ve kültür ortamı hazır mıdır?
» Anne ve çocuk ölümlerinde büyük ilerlemeler kaydedildi.
» Biz okula, onlar eve gidecekler.
» Harf devrimi 3 Kasım 1928 yılında yapıldı.
» Kar yağışının durması üzerine ulaşıma kapanan köy yolları açıldı.»»»
» Pislikten ve her türlü sağlık koşulundan yoksun olan lokanta kapatıldı.
» Çocuğu ailesi serbest bırakırsa ,çevresindeki kötü kişilerle arkadaş olabilir.
» Bu yıl ÖSS sınavı iptal edildi.
» Arkadaşım bir ,bense iki tost yedim.
» Yokuşa gelince trenin hızı yavaşlar.»
» Bu yüzden hepimiz yorgun düşer,çoğumuzun sağlığı bozulurdu.
» Tehlikenin boyutları kavranmış ve alınan tedbirlerle önlenmişti.
» Bazı gıda maddelerinin fiyatları gün geçtikçe artıyor ,önlenemez oluyor.
» Kıldığımız namazları ve oruçları kabul et,dedi.
» Çocuğu bir süre bekleyip gitti.
» Arkadaşımla, tiyatroya gitmek için akşam 20.30′da buluşacağız.»»
» Kardeşim, toplantıdan hemen ayrılmak istediğini kulağıma yavaşça fısıldadı.
» Bu yıl da yine sınıfta kaldı.
» Ne engel ne sınır tanımaz.
» Uzun yıllardan bu yana bu köyde yaşardı.
» Giderken ders notlarını da yanında götürdü.
» Bundan böyle artık evin içinde sigara içmeye ve kitap okumak için daha çok zaman ayırmaya karar verdim.
» Korkunç bir patlama sesi duyuldu.
» Çok yetenekli bir çocuk ama bir o kadar da yetenekli.
» Fedakar öğretmenimiz, öğrencilerine tüm bildiklerini ve bilmediklerini öğretmeye çalışıyordu.
» Burada gördüklerini sen birine anlatmadığın sürece aramızda bir sır olarak kalacaktır.
» Bu çocuk eninde sonunda bu işi başaracak.
» Ne kadar ayrılık şarkısı varsa bu gece benim için çal.
» Bu bizim için önemli bir başarıdır ,öteki partiler de bundan ibret almalıdır.
» Tarihte bu uluslar, öteki ulusların arasına kaynaşmışlardır. ( ÖSS 2004)
» Çok çalıştığımız için başarı grafiğimiz ister istemez yükseliyor. (ÖSS 2004)
» Çayı demledikten sonra biraz bekletirseniz, ham olmaz.
» Nöbetçiyi çağır da şu bulaşık bardakları yıkayıversin.
» Seni üzen ve acı çektiren herkesten hesap soracağım.
» Başarılı bir öğretmen ,öğrencilerine bilgi verir ve başarabilecekleri alanlara yönlendirir.
» İddiaları yersiz ve bence pek doğru da değil
» O yaz birlikte birçok seyahat , birçok konser izlemiştik.
» Bütün sebzeler iki günde ,sanırım soğuktan, kurudular.
» Tam olmasa da altı yıl kadar orada çalıştım.
» Hem işi bırakmış hem de üstüne üstlük adamı mahkemeye vermiş.
» Dün de benimle bir buçuk saat süreyle görüştüler.
» Elimizdeki mevcut bilgiler bu işi halletmemiz için yeterli.
» Bugün ülkemizde yeni yeni insanlar sporun yararına inanıyor.
» Bu sanatçımız kendisinden on üç yaş küçük komşusunun oğluyla evlenmiş.
» Güzel güzel konuşuyor biz de onu dinliyorduk.
» Hafta sonlarında değil sadece bayram ve özel günlerde dinleniyordu.
» Gözlerinde büyük bir korkunun tedirginliği var.
» Öğleden sonra 15.45′te okulda mı yoksa daha önceden gittiğimiz çay bahçesinde mi buluşalım?
» Bayatlamış olan ekmeklerinizi de inek sahiplerine vererek ziyan etmemiş olursunuz.»»
» Hasta olanlarla yaşlı olanlar bu kaplıcaya mutlaka gitmeliler bence.»
» Hükümetin deniz kenarında fabrikalar kurulması eleştiriliyor.
» Bu soruyu ne sen ne de ben çözebilirim.
» Türkler en zor koşullarda bile gülmesini ihmal etmiyor.
» Sanki birileri engellemeye çalışıyorlar bizi.
» Ağzından çıkan dumanlar gökyüzüne doğru yukarılara yükseldi.
» İnsanlar şu sıralarda çok satan kitaplara yöneliyorlar.
» Onun bu söylediklerini kulaklarımla duymasam kesinlikle inanmazdım.
» Ne kadar ayrılık şarkısı varsa bu gece benim için çal!..
» Meydanın kenarına kurulmuş olan kürsüye çıkan birinin işaret vermesi üzerine,yüz binlerce işçi, bir dakika ölen çocukların anısına saygı duruşuna geçiyor.
» Bütün bildiklerimi ve bilmediklerimi oğluma öğreteceğim.
» Kaderde bir köşe başında ölü olarak uyanmak da var.
» Baharın en güzel aylarından biridir nisan, mayıs.
» Beni duymayan arkadaşlar lütfen ellerini kaldırsın.
» Trafik kazasında hayatını kaybedenlere baş sağlığı dilendi.
» Cenazede sayıları on binin üzerinde yedi bin güvenlik görevlisi vardı.
» Galatasaray 2 - 0 yenilgiden 3 - 0 öne geçti.
» Geçtiğimiz hafta otelin toplantı salonunda saatlerce süren bir toplantı yapıldı;ancak arkadaşlarımdan hiçbiri katılmamıştı. (çöz çözebilirsen Gülümseme )
» Bu yıl karınızı ortaklarınızla paylaştınız mı?
» Arabada hava yastığı varsa hiçbir şey olmaz.
» Dün hastalandığımda arkadaşlarımın hiçbirisi bu duruma aldırmamıştı.
» Küllük, Tekin’in birbiri ardınca yaktığı sigara izmaritleriyle dolmuştu.
» Kısaca öğrendiklerimi beni dinleyenlere anlatacağım.
» Müzikli toplantıların düzenlendiği yerlerde gençlerden çok orta yaşlı insanlara daha fazla rastlarsınız
» Genel kurul Doğu Karadeniz’in bölgesel sorunlarını gündeme getirdi.
» Derginin ikinci cildi 12. sayfadan itibaren başlıyor.
» Herhalde hiçbirimizin başka çaresi yok gibi görünüyor.
» Onun çekimser yapısı, ilk gözümüze çarpan özelliğiydi.
» Birçok kişiler çevre sağlığı konusunda bilinçli değil.
» Bucağın beş sınıflı bir ilkokulu, bir mescidi, sayısız hocaları vardı.
» Çalıkuşu, Yaban, Vurun Kahpeye romanı Kurtuluş Savaşı yıllarını yansıtır..
» Bunlar aslında pek basit, çözümlenmesi oldukça kolay problemlerdi.
» Ne yalan söyleyeyim, biraz senden kuşku ettim.
» Arkadaşımla, tiyatroya gitmek için akşam 20.3′da buluşacağız.
» Kardeşim, toplantıdan hemen ayrılmak istediğini kulağıma yavaşça fısıldadı.
» Ahmet,hiç dersine çalışmıyor,bu yıl da yine sınıfta kaldı.
» Ne engel ne sınır tanımaz.
» Uzun yıllardan bu yana bu köyde yaşardı.
» Giderken ders notlarını da yanında götürdü.
» Bundan böyle artık evin içinde sigara içmemeye ve kitap okumaya daha çok zaman ayırmaya karar verdim.
» Her sağlığına önem veren insan,her gün spor yapmalıdır.
» Çocuğu bir süre bekleyip gitti.
» .Amaç ve ereklerini saptamış bilinçli gençler yetiştirmeliyiz.
» Yaşlı,düşen çocuğun yüzüne baktı ve onu ellerinden tutarak yerden kaldırdı.
» Genç bakkal amcasının bütün şekerlemelerini yiyip bitirmişti.
» Yabancı diller arasında İngilizce dilini hep merak etmişimdir.
» İçinizden hiçbirinizin bu duygularımı anlayabileceğini zannetmiyorum.
» Suçlu olduğuna öylesine emindim ki;bütün hareketlerinden kuşku duymuyordum.
» Daha ilk yanıma geldiğinde kafasının bozuk olduğunu anlayabilmiştim.
» Korkunç bir patlama sesi duyuldu.
» 1983′te kurulan azınlık hükümetine başbakan olarak görev yapmıştı.
» Ola ki senin düşüncelerine belki katılmaz,sen yine de ısrar et.
» Kadın misafirlerine Hoş geldiniz!dedikten sonra kolonya tuttu.
» Küçük yaramaz,dün ağaca tırmanayım derken merdivenden aşağı düştü.
» Müdür,bayan memurları odasında toplayıp onlara işyerinde nasıl giyinmelerini anlattı.
» Senin buraya geldiğini eminim ki o da duymuş olmalıdır.
» Bu sözlerini ciddiye alsaydım elbette böyle olmazdı.
» Takımımızın aldığı mağlubiyet ve yenilgiler taraftarları çileden çıkarıyor.
» Marmara, nüfus sayısı bakımından Türkiye’nin en kalabalık bölgesidir.
» Bana armağan edilenler benden çok, kardeşlerimin işine daha fazla yaradı.
» İnsan bir haksızlık karşısında ister istemez elinde olmadan tepki gösteriyor.
» Üzerimdeki pantolonu geçen ay çarşıdaki pazardan satın almış.
» Bu konuyu birbirimizle görüşerek halletmeliyiz.
» Her cuma yaklaşık sabah on sularında Atike’yle ders yaparız.
» Adana’da ilk defa başlattığımız bu kampanya ile ürünlerimizi beş taksitle vereceğiz.»»»
» İnsanı konu edinmeyen yapıtların gelecekte yaşama şansı yoktur.
» Bu romanların hepsi farklı türde yazılmış eserlerdir.»»»
» Onur,başını çevirdi,sisli gökyüzüne baktı,iri iri kar tanecikleri ağır ağır,döne döne sanki birbirleriyle dans ediyormuşçasına yağıyordu.
» Arkadaşımla üç saat süresince anılarımızdan bahsettik.
» Bakanımız bir hafta içinde petrol üreten ülkeleri gezecek
» Sınav tarihi yaklaştıkça ailelerin heyecanı artıyordu.
» Son zamanlarda durmaksızın,devamlı çalışıyor sınıfını geçmek için uğraşıyordu.
» Tsunami faciasında ölenlerin sayısının çok olması bizi düşündürüyor.
» Yaşadığı bunca olaydan sonra anasından doğduğuna pişman oldu.
» Sanat adına bir yenilik getirmeyen,eskiden beri alıştığınız biçimdeki bir yapıtı uğraşmaksızın anlamakla yetiniyorsanız sanatı gerçekten sevmiyorsunuz demektir.
» Yirmi katlı bu bina, çevredeki küçük binaların yanında dağ gibi kalıyordu
» Arkadaşıma Cağaloğlu’nda bir kitapçıda tesadüfen rastladım.
» Hangi işe elimi atsam yüzüme gözüme bulaştırıyorum.
» Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat ona yetişip geçer.
» S. D. in vücudunda estetik (ameliyat) var mı?
» 80 bin civarında göz taramasından geçirilmiş ( ) hastamız var.
» Alkollü araç kullanmayın. (Aracı, alkollü kullanmayın.)
» En doğal vatandaşın ( ) hakkını koruyamıyorlar.
» Mobilyalarınız ücretsiz evinize ( ) teslim edilir.
» Y. Dershanesi herkesi ücretsiz üniversite sınavına ( ) hazırlıyor.
» Su gibi şarapların ( ) içildiği düğünde olay çıktı
» Yeni eve ( ) geldim. (evin sıfatı söylenmek istenmiyorsa)
» Çırılçıplak gazetecilere ( ) yakalanan M.U. olay çıkardı. (gazeteciler çırılçıplak değilse)
» Mazeretsiz sınava ( ) girmeyenler az değildi.
» Dünyanın ilk üç bıçaklı ( ) tıraş makinesi
» Komutan gidince askerler kafasız kaldı. (baş)
» Küllük, Tekin’in birbiri ardınca yaktığı sigara (-ların) izmaritleriyle dolmuştu. (Tamlayan eki kullanılmazsa yakılan, sigara izmaritleri olur.)
» Allah misafiri. (Tanrı misafiri)
» Beni de düş kırıklığına uğrattın. (hayâl)
» Ne hayâllerle başlamıştık bu işe. Birlikte az mı çile paylaştık. (çektik)
» Reklâm aramız var şimdi onu izleyelim.
» Talihsiz bir kaza sonucu araba devriliyor.
» Çok üzgün bir haberle bültenimizi sonluyoruz.
» Mehmet Âkif ölümünün 15. yılında törenlerle kutlandı.
» Dinleyicilerimiz bu programları tepkileriyle desteklesinler.
» Tevfik Fikret yaşantısının son dönemlerini bunalım içinde geçirmiştir.
» Bu olay onun hasta olmasını sağladı.
» O gece şehrin ortasında bir ölü ölmüştü.
» Atalarımız zaman, nakittir demişler. (vakit)
» Sütten dili yanan ayranı üfleyerek içer. (yoğurdu, yer)
» Matematikten geçtiğini öğrenince etekleri tef çalmaya başladı.(zil)
» Kurt kocayınca ayının maskarası olurmuş. (köpeğin)
» Anlayana sivrisinek az. (Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.)
» Hoşça kalın diyorum size.
» Bir cümle daha söylemek isteyeyim. (Bir cümle daha söyleyeyim.)
» Kurumuş olan çiçekleri vazodan çıkardım.
» Ne kadar ayıp, kulaklarımla duymasam inanmazdım.
» Karşılıklı selâmlaşıyoruz.

Fazlalık, genellikle eş anlamlı kelimelerin bir arada kullanılmasından kaynaklanır:
» Yarı karanlık, loş bir yerde oturdular.
» Henüz sınava daha var.
» Size bir örnek daha vereyim meselâ.
» İptal edilen sınav yinelenecek ve tekrarlanacak.
» Hayat bir yaşam mücadelesidir.
» Problemi çözebilecek alternatif seçenekler sunulabilir aslında.
» Çocukların eğitim ve terbiyesiyle ilgilenmeliyiz.
» Eğer merak etmezseniz anlatmayayım.
» Yaklaşık iki yıla yakın bir zamandır Konya’da oturuyorlar.
» Sorunlarımızı çözmeden meselelerimizi halledemeyiz. İşte bütün problemimiz bu!.

Kısaltmalardan sonra, kısaltmaya dahil kelimenin tekrar söylenmesi fazlalıktır: ÖSS sınavı (Öğrenci Seçme Sınavı sınavı), ÖSYM merkezi (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi merkezi), GAP projesi (Güneydoğu Anadolu Projesi projesi), TBMM meclisi (Türkiye Büyük Millet Meclisi meclisi), ÜNTV televizyonu (Üniversite » Televizyonu televizyonu) gibi.
» Geçen Ramazan Bayramında Oktay’ı, Oktay’ın köydeki amcasını ve Oktay’ın büyük kardeşini de ziyaret ettik.
» Bu yıl okuyacağımız dersler arasında ortak dersler denen dersler de varmış.
» Televizyon kanallarında yeni program arayışı, aslında programlardan değil program içeriklerinden kaynaklanmaktadır.
» Burkay’ın dayısının oğlunun çantasının fiyatı.
» Selçuk Üniversitesinin Fen-Edebiyat Fakültesinin Doğu Dilleri ve Ede¬biyatları Bölümünün Urdu Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalının öğretim üyesi.
» Merdiveni dayayıp, kayısı ağacına çıkıp, kalınca bir dala oturup, kayı¬sıları koparıp, sepetine doldurup, sepeti aşağı sarkıtıp yerdeki kovayı istedi.
» Sekretere sormadan, izin almadan, kapıyı vurmadan içeri girdi.
» Yerinden hızla kalkarak, pencereyi açarak, aşağıya bağırarak kardeşini çağırdı.
» Biraz önce hışımla içeri giren, müdür yok mu diye bağıran, masaya vuran, yerinde tepinen sen değil miydin?
» Bütün bildiklerimi ve bilmediklerimi oğluma öğreteceğim.
» Kaderde bir köşe başında ölü olarak uyanmak da var.
» Baharın en güzel aylarından biridir nisan, mayıs.
» Beni duymayan arkadaşlar lütfen ellerini kaldırsın.
» Trafik kazasında hayatını kaybedenlere baş sağlığı dilendi.
» Cenazede sayıları on binin üzerinde yedi bin güvenlik görevlisi vardı.
» Galatasaray 2 0 yenilgiden 3 0 öne geçti.
» Geçtiğimiz hafta bir toplantı yapıldı. (Zaman yerinde duruyor biz mi geçiyoruz yoksa geçen zaman mı? Doğrusu geçen hafta olmalıdır.)
» İfade kesinliği de bazen cümlelerin düşünce veya bilgi bakımından yanlışlığına yol açar:
» Yahya Kemal’in Han Duvarları adlı şiir kitabı çok güzeldir. (Han Duvarları Faruk Nafiz Çamlıbel’in bir şiir kitabıdır.)
» Selçuk Üniversitesinde 75.000 öğrenci (?) okuyor.
» Arabada hava yastığı varsa hiçbir şey olmaz.

Kesin olarak bilinmeyen durumların veya olayların ifadesinde galiba, yanılmıyorsam, herhalde, zannedersem gibi ihtimal anlamı taşıyan bir kelime söylenirse yalancı durumuna düşülmez: Selçuk Üniversitesinde, yanılmıyorsam, 75.000 öğrenci okuyor. gibi.
» Konunun olumlu ve olumsuz yönleri göz önünde bulundurularak bütün, daima, en çok, hepsi, herkes, hepsi, her zaman, hiç, hiç kimse gibi genel anlamlı kelimeler dikkatli kullanılmalıdır:
» Herkes müzik dinlemekten hoşlanır.
» Okulda başarılı olan herkes hayatta da başarılı olur.
» Sen beni hiç dinlemezsin ki.

Dilimize Arapçadan çokluk biçimiyle giren beyanat (beyanlar), efkâr (fikirler), erzak (rızıklar), enbiya (nebiler, peygamberler), evliya (veliler), maruzat (arz edilenler) gibi kelimeler zaten çokluk olduklarından bunların Türkçe çokluk ekiyle (-lar, -ler) tekrar çokluk yapılması yanlıştır.
» Aybike’nin tehlikede olduğunu ben de biliyordum ve (onu) uyardım. (nesne eksikliği)
» Yaralılarla konuşan ve (gazetecilere) bilgi veren Sağlık Bakanıdır. (dolaylı tümleç eksikliği)
» Erbay ve Gürdal bu yıl sınava girecek.
» Karahanlı Türkçesi, XIV. yüzyılda gelişerek, Cengiz Han’ın ikinci oğlunun adı ile Çağatay devletini kurarak, Çağatay Türkçesi ismi altında, Çağatayca ve edebiyatını meydana getirir.
» Resmi ve İş Mektupları (Resmî Mektuplar ve İş Mektupları)
» Hangi tür konuşma olursa olsun herhangi bir konuşmada başarılı olmak için bir takım hazırlıklar yapmak ve bazı kurallara uyulmalıdır.

ne…….ne bağlama edatı kullanılan cümlede yüklem olumsuz olursa anlatım bozukluğu meydana gelir:
» Çocuğun ne annesi yokmuş ne babası.
» Dahası, ne o nezahet ve nükte ne de edep ve terbiye artık kalmamış; argo, yerini yavaş yavaş küfürlere bırakmıştır.
» Nesne alması gereken (geçişli) fiilden önce nesnenin kullanılmaması hâlinde, nesne-yüklem uyumsuzluğu olur. Sıralı veya bağlı cümlelerde geçişsiz (nesne almayan) fiili takip eden cümlenin geçişli (nesne alan) fiille kurulması hâlinde nesne mutlaka kullanılmalıdır:
» Trafik kurallarına uyun, (uymayanları) uyarın.
» Herkes uyanıkken siz uyumayın, (uyuyanları) uyandırın.
» Sıfat tamlamalarında sıfat ile nitelenen veya belirtilen isim arasında anlam bakımından mutlaka bir uyum olmalıdır:
» Bunlar akıllı işlerdir. (akıllı sıfatı, iş ismine uygun değildir)
» Geçen yıl sıfır kollu elbiseler modaydı.(kolsuz elbise)
» Sıfır hatayla projesini tamamladı. (Projesini hatasız tamamladı.)

Sıfatların veya zarfların derecesini göstermek üzere kullanılan çok, daha… gibi zarfların yerine korkunç, dehşet… gibi olumsuz anlamlı kelimelerin kullanılması yanlıştır:
» Babam manyak para gönderiyor.
» Korkunç güzel bir programdı. (korkunç olan güzel değildir)
» Şarkılarınızı inanılmaz güzel buluyorum.
» Müthiş konserimize bekliyoruz. (müthiş: dehşetli, korkunç)
» Birkaç, her, herhangi bir gibi kelimeler veya sayı isimleri sıfat tamlamasının tamlayanı olursa isim mutlaka teklik olmalıdır: birkaç iyi adam, her zaman, herhangi bir anlayış; iki masa, beş öğrenci, bin konut gibi.
» Beşevler, Çifte Minareler, Kırk Haramiler, Üç Kuyular, Üç Silâhşorlar, Yedi Cüceler gibi özel isim hâline gelenler müstesnadır.
» İsim tamlamaları ve sıfat tamlamalarında eksik unsurların bulunması da uyumsuzluktan kaynaklanan anlatım bozukluklarına sebep olur:
» Yaklaşık 80 (santimetre) ya da 1 metre çapında bir daire çizin.
» Ben diyeyim 25 (gün) siz deyin bir ay sonra terhis oluyorum.
» Yabancı dil yayınlar (ı) merkezi.
» Yine aşık olmuş.(aşık: eklem yerindeki kemik, âşık: seven)
» Bu yıl karınızı ortaklarınızla paylaştınız mı? (Bu yıl kârınızı … biçi¬minde yazılmazsa paylaşılan kâr olmaz.)
» Farklı hizmet, karlı alış veriş.(Farklı hizmet, kârlı alış veriş.)
» Kendisini taktir ediyoruz.(taktir: damıtma, takdir:beğenip değer verme)
» Bir kelimenin kendinden sonra gelen kelimeyle yapı ve anlam bakımın¬dan ilgisi olmadığını göstermek için virgül işareti konur:
» Genç doktora şikâyetini anlattı.cümlesinde anlatım bozukluğu yoktur. Genç ve doktor kelimeleri arasına virgül konmadığı için genç kelimesi doktorun sıfatı olarak kullanılmıştır. Bu cümlede genç sözü özne olarak kullanılacaksa genç kelimesinden sonra virgül işareti mutlaka konulmalıdır.
» Aşağıdaki örneklerde virgül işareti kullanılmadığı için cümlelerde belirsizlik vardır:
» Gürültüden ürktüğü için Ali Ağa eşeğine yollu küfürler savurdu.
» Benim gibi çalışmazsan kazanamazsın.
» İnsanlar ancak anadillerinin derinliklerine nüfus edebilir
» Hiçbir şiire başlarken ,bunu umuda ,umutsuzluğa, sevince ya da acıya yönlendireyim, diye başlamıyorum. (2005 öss)
» Sözünü ettiğiniz binayı ne gördüm ne de yerini bilirim. (2005 ÖSS)
» Bir ailenin verdiği insanüstü bir çabanın öyküsüdür bu. (2005 ÖSS)
» Bu kazada can kaybı yaşanmadı. (2005 ÖSS)
» Gelişme çağındaki gençler, kendinin ve çevrenin yönlendirmesiyle yanlış yapabilirler. (2005 ÖSS)
» Bir fil elektrik direğinden daha yükseğe zıplayabilir mi?
Logged

...................*..*..*................*..*..*. .
...............*..............*...*..*............ ....*
..............*....................*.............. ......*
..............*................................... ......*
...............*.........................*....*... .*....*
..................*...................*..........* .........*
.....................*.................*......*... .......*
........................*................**....... ....*
.............................*........**...*.....*
...................................*............*


ѕєνмєк ѕєν∂ιğιηι мυтℓυ göямєктιя!!!
Kullanıcı Bilgileri
***rüya***
Rüya
Bölüm Yöneticisi
******


Başarı Puanı: 18
İleti Sayısı: 1.470
Nerden: Artık Türkiye...
Cinsiyet: Bayan

Üyelik Bilgileri Çevrim İçi
« Yanıtla #4 : Mayıs 06, 2008, 08:04:46 ÖS »

Umarım işine yarar....
Logged

...................*..*..*................*..*..*. .
...............*..............*...*..*............ ....*
..............*....................*.............. ......*
..............*................................... ......*
...............*.........................*....*... .*....*
..................*...................*..........* .........*
.....................*.................*......*... .......*
........................*................**....... ....*
.............................*........**...*.....*
...................................*............*


ѕєνмєк ѕєν∂ιğιηι мυтℓυ göямєктιя!!!
Kullanıcı Bilgileri
~~gisem~~
kOnUsArOcK_PiNk
Paylaşımcı Üye
*****


Başarı Puanı: 6
İleti Sayısı: 530
Nerden: ankara
Cinsiyet: Bayan

Üyelik Bilgileri Çevrim Dışı
« Yanıtla #5 : Mayıs 08, 2008, 10:46:54 ÖS »

bu kadarıda yardımcı olur umarım aykut
Logged

e*s*r*a&a*L*i
             sEnİ ÇoK SeViYorUm.......

     *************ÆÆÆÆÆÆÆÆÆÆ*************
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: